Orta Doğu’da tırmanan gerilim yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım sektörünü de derinden etkilemeye başladı. ABD, İsrail ve İran arasında artan savaş riski, gübre üretim ve tedarik zincirlerinde ciddi belirsizlikler yarattı. İran’daki bazı tesislerin üretimi durdurması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler küresel fiyatların hızla yükselmesine yol açtı. Bahar ekim sezonu öncesinde yaşanan bu gelişmeler Türkiye’de gübre fiyatlarının artmasına neden olurken, çiftçiler için maliyet baskısını da artırdı.
Orta Doğu’daki Savaş Küresel Gübre Piyasasını Nasıl Etkiliyor?
Küresel gübre piyasasında son günlerde dikkat çeken hareketlilik yaşanıyor. Orta Doğu’da artan askeri gerilim, özellikle gübre üretiminde önemli rol oynayan ülkelerde üretim ve sevkiyat risklerini gündeme getirdi.
İran’da bazı gübre üretim tesislerinin faaliyetlerini durdurması piyasada arz endişesi yaratırken, Hürmüz Boğazı’nda oluşan güvenlik riski de ham madde taşımacılığı üzerinde baskı oluşturdu. Bu durum uluslararası gübre fiyatlarının kısa sürede sert şekilde yükselmesine neden oldu.
Uzmanlara göre enerji fiyatlarındaki yükseliş ve lojistik riskler devam ettiği sürece küresel gübre piyasasında dalgalanma sürebilir.
Üre ve DAP Gübre Fiyatları Neden Hızla Yükseldi?
Uluslararası piyasalarda özellikle azotlu gübre türlerinde dikkat çekici bir artış yaşandı. 27 Şubat tarihinde ton başına yaklaşık 490 dolar seviyesinde bulunan üre gübresi fiyatı yalnızca bir hafta içinde 595 dolar/ton seviyesine çıktı.
Bununla birlikte bazı sevkiyat piyasalarında fiyatların daha da yükseldiği belirtiliyor. Mısır’da mart ve nisan ayı teslimatları için üre gübresinin ton fiyatının 625 dolar seviyesine kadar ulaştığı ifade ediliyor.
Fiyatlardaki bu yükselişin arkasında iki temel unsur bulunuyor:
Enerji maliyetlerinin artması
Orta Doğu’daki üretim ve sevkiyat riskleri
Amonyak üretiminde yoğun şekilde doğalgaz kullanılması nedeniyle enerji fiyatlarındaki her artış doğrudan gübre maliyetlerine yansıyor.
Türkiye’de Gübre Fiyatları Ne Kadar Arttı?
Uluslararası piyasalarda yaşanan yükseliş Türkiye’deki fiyatlara da yansımaya başladı. Bayilere gönderilen yeni fiyat listelerine göre birçok gübre türünde ciddi artış yaşandı.
Son güncellenen fiyatlara göre:
DAP gübresinin ton fiyatı: 34 bin TL’den 37 bin TL’ye çıktı
Üre gübresinin ton fiyatı: 26 bin TL’den 28 bin TL’ye yükseldi
Bu artış özellikle bahar ekim sezonu öncesinde çiftçilerin maliyet planlamasını zorlaştırıyor. Tarım sektöründe gübre, üretim maliyetinin önemli kalemlerinden biri olduğu için fiyat artışlarının gıda fiyatlarına da dolaylı etkisi olabileceği değerlendiriliyor.
Küresel Gübre Fiyatları Yüzde 25’e Kadar Arttı
Gübre Üreticileri, İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (GÜİD) tarafından yapılan değerlendirmelere göre küresel piyasalarda gübre fiyatları kısa sürede yüzde 20 ile yüzde 25 arasında yükseldi.
Türkiye’de yıllık gübre üretimi yaklaşık 1 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Buna karşın toplam iç piyasa ihtiyacının 2,5 ile 3 milyon ton arasında olduğu belirtiliyor.
Bu tablo Türkiye’nin gübrede önemli ölçüde dışa bağımlı olduğunu ortaya koyarken, küresel fiyat hareketlerinin iç piyasaya hızlı şekilde yansımasına neden oluyor.
Türkiye’de Gübre Stokları Yeterli mi?
Sektör temsilcileri ise mevcut stok seviyeleri konusunda çiftçilere güven veriyor. Gübre Üreticileri ve Satıcıları İş İnsanları Derneği (GÜSİAD) Genel Başkan Yardımcısı Serdar Gülşen, Türkiye’de şu an için arz güvenliğini tehdit eden bir durum bulunmadığını belirtti.
Gülşen’e göre piyasada bulunan stok miktarı mevcut talebi karşılayabilecek seviyede. Ancak küresel piyasalarda yaşanan fiyat artışlarının iç piyasada maliyetleri yükseltmeye devam edebileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle çiftçilerin önümüzdeki süreçte gübre maliyetlerini daha dikkatli planlaması gerektiği değerlendiriliyor.
Orta Doğu Gübre Üretiminde Neden Kritik Bir Bölge?
Orta Doğu ülkeleri küresel gübre üretim ve ihracatında önemli bir konumda bulunuyor. Özellikle doğalgaz rezervlerinin yüksek olması, azotlu gübre üretimini bu bölgede yoğunlaştırıyor.
Körfez bölgesinin aylık gübre sevkiyat kapasitesinin 3 ila 4 milyon ton civarında olduğu belirtiliyor.
Bölgedeki üretim kapasitesi ise şu şekilde öne çıkıyor:
Suudi Arabistan: Yıllık yaklaşık 19 milyon ton üretim
Katar: Yaklaşık 6 milyon ton üretim
BAE, Bahreyn ve Umman: Her biri yaklaşık 2 milyon ton üretim
İran: 5 ila 6,5 milyon ton üretim
Ayrıca Mısır da yıllık 4 milyon tonluk ihracat kapasitesiyle özellikle Avrupa pazarı için kritik bir tedarikçi konumunda bulunuyor.
Katar’da LNG ve Gübre Üretiminin Durdurulması Piyasayı Nasıl Etkiler?
Bölgedeki savaş geriliminin üretim zincirlerine doğrudan etkisi de görülmeye başladı. Katar merkezli enerji şirketi QatarEnergy, sıvılaştırılmış doğalgaz ve bazı petrokimya ürünlerinde üretimi geçici olarak durdurma kararı aldı.
Üretimi durdurulan ürünler arasında:
Üre
Polimerler
Metanol
Alüminyum
yer alıyor.
Uzmanlara göre özellikle üre üretimindeki kesinti, küresel gübre fiyatlarının daha da yükselmesine yol açabilir.
Gübre Fiyatlarındaki Artış Gıda Enflasyonunu Etkiler mi?
Tarım ekonomistleri, gübre fiyatlarındaki yükselişin doğrudan üretim maliyetlerini artırdığına dikkat çekiyor. Gübre, modern tarımda verimlilik açısından kritik bir rol oynadığı için fiyat artışları çiftçilerin ekim planlarını etkileyebiliyor.
Maliyet baskısının artması durumunda:
Üretim miktarında düşüş
Tarım ürünlerinde fiyat artışı
Gıda enflasyonunda yükseliş
gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle küresel gübre piyasasında yaşanan gelişmeler yalnızca tarım sektörünü değil, tüketici fiyatlarını da yakından ilgilendiriyor.