L’Oréal Türkiye, faaliyet gösterdiği 40 yılın sonunda sadece kozmetik ürünleriyle değil, yarattığı devasa ekonomik değer ve teknolojik dönüşümle dikkat çekiyor. Şirket, Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik katkı sağladığını duyurdu.
Türkiye güzellik pazarının lideri olan L’Oréal, 40’ıncı yıl dönümünü özel bir etkinlikle taçlandırdı. "Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Oluşturuyoruz" mottosuyla yola çıkan şirket, bugün 27 milyon tüketiciye ulaşan geniş ağıyla Türkiye nüfusunun üçte birine dokunuyor. 22 farklı markasıyla pazarın yüzde 25’ine hakim olan dev şirket, güzelliği sadece bir bakım rutini değil, toplumsal kalkınmayı destekleyen stratejik bir güç olarak tanımlıyor.
Ekonomiye 40 milyar liralık çarpan etkisi
L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, güzelliğin bireylerin özgüvenini artırmanın yanı sıra ekonomik büyümeye de doğrudan katkı sağladığını belirtti. Şirketin değer zinciri üzerinden Türkiye ekonomisine kazandırdığı 40 milyar TL’lik etki, istihdam rakamlarıyla da destekleniyor. Yapılan analizlere göre, şirket bünyesinde yaratılan her bir kişilik istihdam, Türkiye genelindeki tedarikçi ve perakende ağında 12 ek iş imkanının doğmasına olanak tanıyor. Toplamda 10 binden fazla kişiye dolaylı ve doğrudan istihdam sağlayan bu ekosistem, yerel ekonominin en önemli destekçilerinden biri konumunda.
Teknolojinin güzellikle buluştuğu nokta
Kendisini artık geleneksel bir kozmetik üreticisinden ziyade "tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi" olarak konumlandıran L’Oréal, Ar-Ge yatırımlarıyla dikkat çekiyor. İstanbul’u grubun dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi’nden biri olarak seçen şirket, yapay zeka ve artırılmış gerçeklik destekli servisleriyle tüketicilere kişiselleştirilmiş deneyimler sunuyor. 2025 yılında dijital platformlarında 7 milyon oturuma ulaşan marka, kullanıcıların milyonlarca farklı renk tonunu denemesine imkan tanıyarak dijital dönüşümde öncü rol oynuyor.
Sürdürülebilirlik odaklı yeşil dönüşüm
Çevresel sorumluluğu iş süreçlerinin merkezine yerleştiren şirket, "Gelecek İçin L’Oréal" programı kapsamında Türkiye’deki tesislerinde yüzde 100 yeşil enerji kullanıyor. Lojistik süreçlerinde karbon emisyonunu azaltan, e-ticaret teslimatlarında plastik kullanımını sıfırlayan ve yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek su tasarrufu sağlayan marka, sürdürülebilirliği bir zorunluluk değil, iş yapış biçimi haline getiriyor. Ayrıca kadın girişimcileri ve KOBİ’leri destekleyen projeleriyle sosyal kalkınmaya olan bağlılığını da sürdürüyor.