Küresel iklim değişikliğinin tetiklediği ekstrem hava olayları, Türkiye genelinde tarımsal üretimi ve üreticinin emeğini ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin tarımsal hasar bilançosunu açıkladı. Ortaya çıkan veriler; sel, su baskını, dolu, fırtına ve don gibi doğal afetlerin yaklaşık 900 bin dekar tarım arazisinde büyük yıkıma yol açtığını gözler önüne serdi.
Küresel Tarımda Afet Bilançosu: 3.2 Trilyon Dolarlık Büyük Kayıp
Doğal afetlerin hem sıklığının hem de şiddetinin dünya genelinde dramatik bir artış gösterdiğini belirten TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son raporlarına atıfta bulundu. 1990’lı yıllarda tarım sektörüne verilen yıllık ortalama zararın 64 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Bayraktar, bu rakamın günümüzde 144 milyar dolara ulaştığını vurguladı. Son 30 yıllık süreçte ise dünya tarımının toplamda 3,26 trilyon dolar zarara uğradığını ifade eden Bayraktar; 4,6 milyar ton tahıl ile milyarlarca ton sebze, meyve ve hayvansal ürünün bu süreçte yok olduğunu dile getirdi.
Bayraktar, "Afetler yalnızca dalındaki ürünü yok etmiyor; çiftçimizin binbir emekle ve borçla toprağa yatırdığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik maliyetlerini de beraberinde götürüyor. Bu durum, gıda arz güvenliği açısından tüm toplumu yakından ilgilendiren ulusal bir meseledir" sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

En Büyük Darbe Sel ve Su Baskınlarından Geldi
2025 yılının tarımsal açıdan tam bir "afet yılı" olarak kayıtlara geçmesinin ardından, 2026 yılında da olumsuz hava koşullarının hız kesmediğini belirten Bayraktar, 70'ten fazla ilde bizzat incelemelerde bulunduğunu aktardı. Yılın ilk yarısında yaşanan hasarın yarısından fazlasının sel ve su baskınları kaynaklı olduğuna dikkat çeken Bayraktar, afetlerin coğrafi dağılımına dair şu çarpıcı verileri paylaştı:
Sel ve Su Baskını: 28 ilde etkili oldu ve toplam hasarın yaklaşık yarısını oluşturdu.
Kış ve Bahar Donları: 22 ilde özellikle meyve bahçeleri ile erken ekim alanlarını vurdu.
Aşırı Yağış ve Dolu: 14'er ilde lokal alanlarda ani ürün kayıplarına yol açtı.
Fırtına ve Ağır Kış Şartları: 9'ar ilde seralar ve tarımsal altyapıya zarar verdi.
Heyelan ve Hortum: 6'şar ilde kalıcı toprak kayıpları ve yapısal yıkımlar doğurdu.
"Bereketli Sezon" İllüzyonuna Dikkat: "Hiçbir Üretici Göz Ardı Edilmemeli"
Görünürde 2025-2026 üretim sezonunun genel hatlarıyla ülke için "bereketli" geçeceği yönünde bir algı olduğunu belirten Bayraktar, madalyonun diğer yüzünün çok farklı olduğunu hatırlattı. Afetten doğrudan etkilenen ve tüm varlığını tarlada bırakan üretici için durumun hiç de iç açıcı olmadığını ifade eden TZOB Başkanı, devlet desteğine rağmen tarım sigortası (TARSİM) primlerinin çiftçi gelirlerine oranla hala çok yüksek kaldığını ve bu yüzden sigortalılık oranının düşük seviyelerde seyrettiğini belirtti.
Sigortalı üreticilerin hasarlarının karşılanacağını ancak sigorta yaptıramamış binlerce üreticinin kaderine terk edilmemesi gerektiğini vurgulayan Şemsi Bayraktar, acil çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı:
Üst üste iki yıldır afetle mücadele eden ve sermayesini kaybeden çiftçilerimizin yanında durulmalı, kendilerine ivedilikle nakit desteği sağlanmalıdır. Bunun yanı sıra üreticilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan tüm borçları faizsiz olarak uzun vadeli yapılandırılmalıdır. Sezonun bereketli geçeceği söylemi, zarar gören tek bir çiftçimizin dahi göz ardı edilmesine gerekçe olamaz.