Büyük balyacılık sektörünün temsilcileri, hasat döneminin yaklaşmasıyla birlikte maliyet baskısı altında olduklarını belirterek çiftçilerden fiyat konusunda anlayış beklediklerini açıkladı.
Tarım sektörünün önemli bir halkası olan büyük balyacılık, tarlada kalan mahsul artıklarının ekonomiye kazandırılması noktasında kritik bir rol oynuyor. Ancak sektör temsilcisi İslam Bıçak, artan operasyonel giderlerin sürdürülebilirliği zorlaştırdığına dikkat çekerek üreticilere seslendi. Bıçak, hasat sezonu öncesinde sap fiyatlarının belirlenmesinde daha gerçekçi ve makul bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Devasa makine parkurlarının maliyet yükü
Balyacılık faaliyetlerinin sadece bir toplama işlemi olmadığını, ciddi bir teknolojik altyapı gerektirdiğini belirten Bıçak, kullanılan ekipmanların maliyetine dikkat çekti. 300 beygir gücündeki traktörlerden yükleyici kepçelere kadar uzanan geniş bir makine parkurunun toplam yatırım değerinin 40-50 milyon lira bandına ulaştığını ifade eden Bıçak, sektörün sanıldığından çok daha ağır bir finansal yük altında olduğunu belirtti.
Günlük bir ton mazot tüketimi ve yıllık 1 milyon lirayı bulan bakım giderlerinin, işletmelerin belini büktüğünü dile getiren Bıçak, bu sürecin devasa bir lojistik operasyonla yürüdüğünü hatırlattı. Bir sezonda 25-30 bin ton balya üretimi yapan bir makinenin, yaklaşık 2 bin tırlık nakliye hacmi yaratarak tarımsal ekonomiye büyük katkı sağladığını sözlerine ekledi.
Bakanlık desteği ve sektörün beklentisi
Sektörün ayakta kalabilmesi için kredi kullanımının kaçınılmaz hale geldiğini belirten Bıçak, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın büyük balyacılara yönelik bir teşvik mekanizması kurması gerektiğini savundu. Bıçak, bu tür desteklerin doğrudan çiftçiye maliyet avantajı olarak döneceğini belirterek, "Bazı üreticilerimiz buğdayın kendisinden daha yüksek sap fiyatı talep ediyor. Bu ekonomik çarkın bu şekilde dönmesi mümkün değil. Çiftçilerimizle birlik ve beraberlik içinde, sürdürülebilir bir sezon geçirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.