Yap-İşlet-Devret modeliyle özel sektör tarafından işletilen havalimanlarında bürokratik süreçler tek elde toplandı. Buna göre:
İşletmecinin sorumluluğunda olan ön izin, çalışma ruhsatı ve anlaşma süreçleri artık doğrudan Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından yürütülecek.
Bu hamleyle, özel işletmecilerin üzerindeki idari yükün azaltılması ve denetim mekanizmasının kamu eliyle daha sıkı tutulması amaçlanıyor.
"Küçük Ruhsatla Büyük Hizmet" Devri Kapandı
Yönetmelik, yer hizmeti veren kuruluşların kapasiteleri ile hizmet verdikleri alanlar arasına keskin bir çizgi çekti:
Kapasite Uyumu: A (büyük) ve B (bölgesel) grubu işletme ruhsatına sahip terminalleri kullanan hava araçlarına, artık düşük kapasiteli D grubu çalışma ruhsatıyla yer hizmeti verilemeyecek.
C Grubu Esnekliği: Eğer bir kuruluş aynı havalimanında birden fazla C grubu (orta ölçekli) terminal işletiyorsa, bu alanlarda mevcut çalışma ruhsatıyla hizmet vermeye devam edebilecek; ilave ruhsat maliyetinden muaf tutulacak.
Güvenlikte Yerli Taşıyıcıya Esneklik
Mevcut sistemde, aynı yer hizmeti için birden fazla kuruluşla anlaşma yapılması yasakken, yeni düzenlemeyle bu kuralda bir istisna tanındı:
Uçak özel güvenlik hizmeti ve denetimi alanında, yerli hava taşıyıcıları için "tek kuruluşla anlaşma" şartı kaldırıldı. Bu sayede yerli firmalar güvenlik operasyonlarında daha esnek hareket edebilecek.
İş Yeri ve Ofis Şartı
Yer hizmetleri için ön izin veya çalışma ruhsatı başvurularında artık sadece kağıt üzerindeki veriler değil, fiziki imkanlar da denetlenecek. Terminal içerisindeki ofis ve iş yeri kapasiteleri dikkate alınarak, havalimanı işletmecisinden "uygundur" niteliğinde bir ön izin görüş yazısı alınması zorunlu hale getirildi.