Orta Doğu'da tırmanan tansiyon, küresel ticaretin kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatları riske atarak Türkiye'deki inşaat malzemeleri piyasasında fiyat istikrarını bozdu.
Gazetebirlik - Ekonomi
Orta Doğu coğrafyasında İran eksenli yaşanan gerginlikler, sadece jeopolitik bir kriz olarak kalmayıp Türkiye'nin sanayi ve inşaat sektörlerini doğrudan etkisi altına aldı. Özellikle alüminyum ve PVC gibi temel yapı malzemelerinde yaşanan tedarik sorunları ve fiyat dalgalanmaları, sektör temsilcilerini endişelendiriyor.
Risk faktörü fiyatların önüne geçti
Eskişehir Müteşebbis İş Adamları Derneği (ESMİAD) Yönetim Kurulu Üyesi Sercan Bayrak, piyasalardaki mevcut durumu değerlendirirken çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekti. Bayrak, günümüzde alüminyum ve PVC ürünlerinin fiyatlarını üretim maliyetlerinden ziyade, bölgedeki risk algısının belirlediğini vurguladı. Körfez bölgesinden gelen sevkiyatlardaki belirsizliğin, fiyatlar üzerinde sürekli bir yukarı yönlü baskı oluşturduğuna işaret eden Bayrak, piyasanın yüksek risk primiyle hareket ettiğini belirtti.
Müteahhitlerin planları altüst oldu
PVC üretiminin doğrudan petrol türevlerine dayalı olması, enerji piyasasındaki en ufak bir dalgalanmanın inşaat maliyetlerine yansımasına neden oluyor. Petrol fiyatlarındaki artışın etilen ve ara hammadde maliyetlerini yukarı taşıdığını ifade eden Sercan Bayrak, inşaat sezonunun başında gelen bu şokun müteahhitleri zor durumda bıraktığını söyledi.
Sektörde yeni dönem: Belirsizliğe uyum süreci
Yaşanan tedarik sıkıntıları nedeniyle teklif sürelerinin kısaldığını ve maliyet hesaplarının sürekli güncellenmek zorunda kaldığını belirten Bayrak, sektörün bu yeni düzene adapte olması gerektiğini ifade etti. Kısa vadede piyasalarda kalıcı bir istikrar beklemenin gerçekçi olmadığını savunan sektör temsilcisi, belirsizliğin inşaat sektöründeki fiyatlama süreçlerini daha da karmaşık hale getirdiğini sözlerine ekledi.