İlaç sanayi, son yılların en büyük satın alma ve birleşme operasyonlarından birine sahne olmaya hazırlanıyor. İngiliz-İsveç sermayeli ilaç devi AstraZeneca ile ABD'li sektör temsilcisi Bristol Myers Squibb'in devasa bir birleşme senaryosu üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. İki tarafın da müzakereleri doğruladığı süreç tamamlanırsa, küresel sağlık pazarında 400 milyar dolarlık devasa bir yapı doğacak.
Yatırımcılar Temkinli Yaklaşıyor
Tarihi nitelikteki birleşme iddialarının ardından finans piyasalarındaki ilk tepkiler oldukça sert oldu. AstraZeneca'nın Londra Borsası'ndaki hisseleri duyurunun ardından yüzde 6'yı aşan oranlarda değer kaybederek FTSE 100 endeksinin en çok gerileyen kağıdı oldu. ABD pazarında işlem gören Bristol Myers Squibb hisselerinde ise piyasa öncesi işlemlerde yukarı yönlü bir hareketlilik gözlendi.
Analistler ve finans uzmanları, operasyonun kârlılık anlamında bazı olumlu getirileri olabileceğini kabul etmekle birlikte, AstraZeneca'nın neden bu ölçekte bir risk üstlendiğini sorguluyor. Şirketin mevcut yönetimiyle zaten başarılı bir grafik çizdiğine dikkat çeken uzmanlar, birleşmenin getireceği faydanın daha çok Bristol Myers tarafına yarayabileceğini ve bu durumun AstraZeneca hissedarlarını rahatsız ettiğini vurguluyor.
Ar-Ge Vizyonu Risk Altında mı?
Sektör analizcileri, geçmişte yaşanan benzer mega birleşmelerin her zaman beklenen değer artışını yaratmadığını, aksine zaman zaman şirket dinamiklerine zarar verdiğini hatırlatıyor. AstraZeneca CEO'su Pascal Soriot'un 14 yılı aşkın görev süresi boyunca odak noktasını maliyet kesintilerinden ziyade araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarına kaydırdığı biliniyor.
Uzmanlar, devasa ölçekteki bir birleşmenin şirketin çevikliğini ve yenilikçi ilaç geliştirme kapasitesini zayıflatabileceği görüşünde. Hücre tedavisi ve nörobilim gibi kritik alanlarda güç kazanma potansiyeline rağmen, çakışan ürün portföylerinin nasıl yönetileceği belirsizliğini koruyor.
ABD Pazarında Güçlenme Stratejisi
Bu hamle, AstraZeneca'nın en büyük pazarı konumundaki ABD'deki varlığını derinleştirme ve bölgedeki yüksek değerlemelerden yararlanma vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor. Geçtiğimiz dönemde New York Borsası'ndaki kote yapısını güçlendiren İngiltere merkezli dev, bu anlaşmayla birlikte ABD pazarı üzerindeki hakimiyetini yeni bir seviyeye taşımayı hedefliyor.
Öte yandan, böylesine devasa bir birleşmenin hem ABD hem de İngiltere'deki rekabet ve denetleyici kurumlar tarafından çok sıkı bir incelemeye tabi tutulması kaçınılmaz görünüyor.
Pascal Soriot'un Ezber Bozan Stratejisi
Görüşmelerin odak noktasındaki en dikkat çekici detaylardan biri ise AstraZeneca CEO'su Pascal Soriot'un geçmişteki duruşu. 2014 yılında ABD'li ilaç devi Pfizer'ın AstraZeneca'yı bünyesine katma girişimine karşı sert bir direnç göstererek şirketin bağımsızlığını savunan Soriot, bugün kendisi dev bir ABD'li rakibi bünyesine katma ya da birleşme arayışında.
Özellikle kanser tedavileri alanında yaptığı yatırımlarla şirketi rekor gelirlere taşıyan yönetim, geçen yıl kaydedilen 58,7 milyar dolarlık ciroyu 2030 yılına kadar 80 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Masadaki 400 milyar dolarlık senaryonun bu hedeflere ulaşmadaki rolü ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.