Türkiye'de istihdam piyasasının en kronik sorunlarından biri olan "kayıtlı kayıt dışılık" pratiklerine karşı yasal mevzuat ve denetim mekanizmaları en üst seviyeye çıkarılıyor. Sosyal güvenlik ve çalışma hayatı uzmanı İsa Karakaş, işverenlerin çalışanları asgari ücretten gösterip kalan tutarı elden teslim etmesi yöntemine yönelik yaptırımların radikal biçimde ağırlaştırıldığını duyurdu. Hem kamu maliyesinde ciddi vergi ve prim kaybına yol açan hem de işçinin geleceğini gasbeden bu sisteme karşı yargı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ortak bir kıskaç başlatıyor.
Banka Üzerinden Ödeme Zorunluluğunda Kapsam Genişletildi
Ücret, ikramiye ve prim gibi her türlü hak edişin şeffaf bir şekilde izlenebilmesi amacıyla uygulanan banka aracılığıyla ödeme zorunluluğu, yapılan son yasal düzenlemelerle en küçük işletmeleri bile kapsayacak noktaya getirildi. Yeni mevzuata göre, bünyesinde yalnızca 3 ve üzeri personel barındıran tüm iş yerleri, çalışanlarına yapacakları her türlü ödemeyi bankacılık sistemi üzerinden gerçekleştirmekle yükümlü kılındı. Banka şubesinin ya da ATM altyapısının bulunmadığı taşra bölgelerinde ise ödemelerin PTT kanallarıyla yürütülebileceği belirtildi. Ancak bu durumda da gönderilen paranın açıklama kısmında ücret, prim veya ikramiye gibi detayların net bir şekilde ayrıştırılması yasal bir zorunluluk teşkil ediyor.
Maaş Farkını Elden Vermek Çalışanın Geleceğini Çalıyor

Söz konusu usulsüzlüğün iş dünyasında "maliyet azaltma yöntemi" olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu durumun çalışan tarafında telafisi imkansız hak kayıplarına yol açtığına dikkat çekiyor. Bordroda maaşı düşük gösterilen bir işçi; emeklilik döneminde hak kazanacağı aylık miktarından, işten çıkarılma durumunda alacağı kıdem ve ihbar tazminatına kadar tüm yasal haklarında ağır kayıplar yaşıyor. Devlet kanadında ise eksik beyan edilen primler ve vergiler nedeniyle milyarlarca liralık bir kamu zararı oluşuyor.
Her İşçi ve Her Ay İçin Ayrı Ceza Kesilecek
Yasal yükümlülüğe uymayarak ödemelerini banka veya PTT dışından gerçekleştiren işverenlere, ihlalde bulunulan her bir çalışan ve her bir ay için ayrı ayrı olmak üzere idari para cezaları tatbik edilecek. 2026 yılı itibarıyla uygulanacak güncel ceza tarifesine göre; standart statüdeki işçiler için aylık 2 bin 734 lira, denizcilik sektöründe görev yapan gemi adamları için 36 bin 211 lira, basın sektöründe çalışan gazeteciler için ise 45 bin 278 liraya kadar cezai işlem uygulanabilecek. İhlalin geriye dönük ayları da kapsaması durumunda fatura katlanarak büyüyecek.
Islak İmza ve Banka Kaydı Yoksa 396 Bin TL’ye Varan Devasa Ceza
Sürecin sadece idari para cezalarıyla sınırlı kalmadığını belirten İsa Karakaş, asıl büyük yaptırımın SGK denetimlerinde ortaya çıkacağını ifade etti. Olası bir şikayet veya rutin denetim esnasında, maaş bordrolarında personelin ıslak imzasının bulunmaması ve aynı zamanda bankacılık sisteminde bu ödemelerin kanıtlanamaması durumunda "evrakta usulsüzlük ve kayıt dışılık" fiili sabit sayılıyor. Karakaş, fiilin büyüklüğüne, dönemine ve işletmenin yapısına göre cezai müeyyidenin 396.360 TL seviyesine kadar ulaşabileceğini aktararak işverenleri uyardı.