İstanbul genelinde kiralık konut fiyatlarında yaşanan artış trendi hız kesmeden devam ediyor. Son bir yıllık dönemde yaklaşık yüzde 40 oranında değer kazanan kira bedelleri neticesinde, kentteki ortalama aylık kira ücreti 45 bin TL seviyesine kadar tırmandı.
Gayrimenkul piyasasının güncel dinamiklerini paylaşan uzmanlar, kiralık konut arzında yaşanan yetersizliğin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı her geçen gün daha da artırdığına dikkat çekiyor.
Sektör temsilcilerinin yaptığı değerlendirmelere göre, megakent genelindeki bu yüksek kira ortalamasının oluşmasında özellikle Kadıköy, Beşiktaş, Sarıyer ve Bakırköy gibi kentin merkezi ve prestijli ilçelerinde görülen yüksek fiyatlamalar en büyük etkeni oluşturuyor.
Yeni binalar ile yaşlı konutlar arasındaki makas açılıyor
Kiralık konut piyasasına ilişkin güncel saha verilerini paylaşan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, mayıs ve haziran ayı verileri baz alındığında İstanbul’da kiralık konutların metrekare fiyat ortalamasının yaklaşık 420 TL, 100 metrekare büyüklüğe sahip standart bir daire için ortalama kira bedelinin ise 45 bin TL düzeyinde seyrettiğini belirtti. Özelmacıklı, konutun yaşına ve niteliğine göre fiyatların çarpıcı bir şekilde değiştiğini vurguladı.
Saha analizlerine göre, yeni inşa edilen sıfır yapılarda ortalama aylık kira bedelleri 55 bin TL’ye, metrekare kira fiyatları ise 500 TL’ye kadar ulaşıyor. Buna karşılık, 16 yaş ve üzerindeki binalarda ortalama kiralar nispeten daha erişilebilir kalarak 30 bin TL seviyelerine kadar geriliyor.
İstanbul'un en pahalı kiralık bölgelerinin başında 80 bin TL ortalamayla Sarıyer gelirken; onu Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy gibi ilçeler takip ediyor. Silivri ve Büyükçekmece gibi çevre ilçeler ise 30 bin ila 35 bin TL bandıyla kentin en uygun binalarına ev sahipliği yapıyor.
Konut arzındaki yetersizlik ve yasal mevzuatın fiyatlara etkisi
Kira piyasasında kalıcı ve sürdürülebilir bir dengenin tesis edilebilmesi için konut arzının mutlaka artırılması gerektiğinin altını çizen Mustafa Hakan Özelmacıklı, çözüm önerilerine ilişkin önemli detaylar paylaştı. İstanbul genelinde kiralık daire arzının oldukça sınırlı bir seviyede kaldığına değinen Özelmacıklı, piyasadaki mevcut talebi karşılamaya yetecek miktarda konut bulunmamasının, özellikle merkezi konumdaki ve kentsel dönüşüm faaliyetlerinin yoğun olarak yürütüldüğü ilçelerde fiyat baskısını sürekli kıldığını ifade etti. Bu fiyat baskısının kontrol altına alınabilmesi adına sosyal konut projelerine hız verilmesinin ve kiralık konut stokunun yapısal olarak güçlendirilmesinin kritik bir öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
Yasal tarafta ise Türkiye genelinde konutlarda uygulanan yüzde 25'lik kira artış sınırı uygulamasının geçmiş dönemde sona ermesiyle birlikte, mülk sahipleri ve kiracılar arasındaki yenileme sözleşmelerinde yasal azami artış oranı tamamen 12 aylık TÜFE ortalamasına endekslendi.
Ancak piyasaya yeni çıkan kiralık konut stokunun yetersizliği, sıfır sözleşmelerdeki serbest piyasa fiyatlarının yasal enflasyon sınırlarının çok daha üzerinde tırmanmasına neden oluyor. Uzmanlar, hem yatırımcıyı hem de kiracıyı koruyacak kurumsal kiralık konut üretim modellerinin teşvik edilmesini önermektedir.