Kapılarını açtığı 1991 yılından bu yana İstanbul’un siluetine ve sosyal yaşamına değer katan Swissôtel The Bosphorus, 35’inci hizmet yılını özel bir gururla geride bırakıyor. Yalnızca üst düzey bir konaklama tesisi olmanın ötesine geçerek kentin kültür ve yaşam haritasında sarsılmaz bir yer edinen otel, çeyrek asrı aşan tecrübesini yenilikçi hizmet anlayışıyla taçlandırmaya devam ediyor.

Boğaz'ın kıyısında çeyrek asrı aşan bir kent mirası
65 dönümlük tarihi bahçelerin koynunda, Boğaz’ın en büyüleyici noktalarından birinde konumlanan Swissôtel The Bosphorus, 35 yıldır şehir otelciliğindeki kalite çıtasını belirliyor. 1991’den bu yana milyonu aşkın misafire kapılarını açan otel; çağdaş mimarisini tarihi dokuyla harmanlayarak misafirlerine sıradan bir konaklamadan ziyade, İstanbul’un ruhunu iliklerine kadar hissettiren ayrıcalıklı bir atmosfer sunuyor.

Dünya liderlerinden uluslararası dev organizasyonlara
Swissôtel The Bosphorus’un 35 yıllık serüveni, aynı zamanda küresel diplomasiden sanat dünyasına uzanan dev bir arşiv niteliği taşıyor. Kuruluşundan bu yana devlet başkanlarını, kraliyet ailesi mensuplarını ve küresel iş dünyasının liderlerini ağırlayan otel, İstanbul’un uluslararası vitrinindeki en kritik noktalardan biri oldu. Dünyaca ünlü sanatçıların sahne aldığı konserlerden ihtişamlı Viyana Opera Balosu’na, küresel gastronomi buluşmalarından prestijli ödül törenlerine kadar pek çok unutulmaz etkinlik otelin ev sahipliğinde tarihe geçti.

Lüks konaklamanın ötesinde: Yaşam tarzı ve sürdürülebilir gelecek
Geleneksel misafirperverlik çizgisini modern gezginlerin beklentileriyle buluşturan otel; Boğaz manzaralı süitleri, dünya mutfaklarını buluşturan seçkin restoranları ve bütünsel esenlik sunan Pürovel Spa & Sport ile fark yaratıyor. Dört mevsime yayılan açık hava festivalleri, caz performansları ve sanat buluşmalarıyla bir otelin sınırlarını aşan Swissôtel, sürdürülebilirlik odaklı çevre politikalarıyla da geleceğin turizm standartlarına öncülük ediyor.

35 yıllık köklü mirasını geleceğe taşıyan Swissôtel The Bosphorus, önümüzdeki dönemde de ilham veren deneyimler sunmaya, kentin ritmini belirlemeye ve İstanbul’un hafızasına yeni hikâyeler kazandırmaya devam edecek.