İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Büyümenin sadece hızına değil, alt sektörlerden gelen katkısına odaklandıklarını belirten Avdagiç, sanayi sektörünün ilk çeyrekteki yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyüyerek pozitif bölgeye geçmesini toparlanma açısından kıymetli gördüklerini ifade etti.
Dış ticaret tarafında da olumlu bir tablonun şekillendiğini vurgulayan Avdagiç; mal ve hizmet ihracatındaki daralmanın yüzde 12,7'den yüzde 3,4'e gerilediğini, ithalatın yüzde 6,4 azaldığını ve tarım sektörünün yüzde 13,3'lük artış kaydettiğini aktardı. Çeyreklik büyümenin yüzde 0,1'den yüzde 1,1'e tırmanarak ivmelenmeye işaret ettiğini kaydetti.
Reel Sektör Finansman Maliyetlerinin Düşmesini Bekliyor
İnşaat sektörünün yüzde 1,9 daraldığını ve toplam yatırımların ikinci çeyrekte yalnızca yüzde 0,6 arttığını hatırlatan Avdagiç, üretim ve ihracata dönük yatırımların yeniden hız kazanması gerektiğine dikkat çekti. Tablonun reel sektör üzerindeki finansman yükünü açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan İTO Başkanı, bankacılık sektörünün kredi faizlerini Merkez Bankası'nın kararına paralel olarak düşürmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Parasal Aktarım Mekanizması Raporu verilerine göre, politika faizindeki indirimlerin ticari ve bireysel kredi faizlerine yansıma hızı, reel sektörün sermayeye erişim maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Merkez Bankası'nın faiz kararlarının ardından bankacılık sektörünün ortalama ticari kredi faizlerinde yaşanan paralel düşüşler, özel sektörün yatırım iştahını ve kapasite kullanım oranlarını destekleyen temel unsur olarak öne çıkıyor.
İndirimin Ticari Kredilere Yansıması Şart
Avdagiç, Merkez Bankası’nın 300 baz puanlık faiz indirimine atıfta bulunarak, bankaların kredi faizlerini bu hafta aşağı çekeceği yönündeki açıklamaların hızla hayata geçmesini beklediklerini yineledi. Beklentilerinin bu indirimin ticari kredilere yaygın biçimde yansıması ve kur-enflasyon makasının yeniden makul seviyelere çekilmesi olduğunu belirten Avdagiç, finansmana kolay erişimin bugünün büyümesini yarının istihdamına dönüştüreceğini belirtti.