Türkiye'nin dijital ve çevreci üretim vizyonuyla öne çıkan TÜİOSB, Japonya Dış Ticaret Teşkilatı'nın radarına girdi. İki ülke arasındaki sanayi köprüsünü güçlendirecek B2B görüşmeleri için düğmeye basıldı.
Türkiye'nin ilk yeşil ve dijital odaklı organize sanayi bölgesi olma unvanını taşıyan TÜİOSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi, uluslararası yatırımcıların yeni çekim merkezi haline geldi. Japonya Dış Ticaret Teşkilatı (JETRO) İstanbul Direktörü Seigo Endo, bölgede gerçekleştirdiği temaslarla Japon sermayesinin Türkiye'deki yeni yatırım rotasını belirledi.
Yatırımcıya rehberlik hizmeti
TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta ile bir araya gelen Seigo Endo, Türkiye'de büyüme hedefi olan Japon şirketlerine rehberlik ettiklerini vurguladı. Endo, TÜİOSB'nin sunduğu modern altyapı ve sürdürülebilir üretim imkanlarının, Japon yatırımcılar için büyük bir cazibe merkezi oluşturduğuna dikkat çekti.
Yeşil OSB vizyonuyla küresel iş birliği
Japon iş dünyasının ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gül Akyürek Balta, bölgenin kapılarının yüksek teknolojiyle üretim yapan tüm küresel oyunculara açık olduğunu belirtti. Balta, "Güçlü altyapımız ve çeşitliliğimiz, katma değerli üretim hedefleyen dünya devleri için stratejik bir avantaj sağlıyor" ifadelerini kullandı.
Dijital platformda yeni dönem
Toplantıda, Japon firmaları ile TÜİOSB bünyesindeki işletmeleri bir araya getirecek B2B görüşme takvimi masaya yatırıldı. JETRO Direktörü Endo, Japonya'daki şirketlerle çevrim içi toplantıların Kurban Bayramı sonrasında başlayacağını duyurdu. Ayrıca, Türkiye'deki Japon şirketlerine yönelik hazırlanan haftalık bültende, TÜİOSB'nin yatırım fırsatlarına geniş yer ayrılacağı bilgisi paylaşıldı.
Şantiye sahasında inceleme
Görüşmelerin ardından TÜİOSB şantiye alanını yerinde inceleyen Seigo Endo, bölgenin sadece sanayi potansiyeliyle değil, sunduğu sosyal yaşam ve turistik imkanlarla da dikkat çekici olduğunu belirtti. 1963 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösteren JETRO'nun bu ziyareti, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.