Türkiye iş gücü piyasasında kadınların ağırlığı her geçen gün artarken, istihdam verilerinde son yılların en dikkat çekici tablosu ortaya çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilerin detayları, çalışma hayatında kadın varlığının tarihi bir zirveye ulaştığını gösteriyor. Haziranda kadınlarda işsizlik oranı yüzde 9,8 seviyesine inerek Eylül 2012'den bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geriledi. Toplam işsizlik oranının 38 aydır tek haneli seyrini koruduğu Türkiye'de, genel işsizlik de yüzde 7,6 ile aylık veri serisinin başladığı 2005 yılından bu yana en alt noktayı gördü.
Kadın iş gücünün 12 milyon 2 bin kişiye ulaştığı bu dönemde, istihdam edilen kadın sayısı 10 milyon 831 bin olarak kayıtlara geçti. İş arayan kadın sayısı ise 1 milyon 171 bin seviyesine çekilerek Mayıs 2016'dan bu yana görülen en olumlu tabloyu sundu.

Genç Kadınlarda İş Gücüne Katılım Zirve Yaptı
Olumlu tablonun en belirgin yansımaları genç nüfus istihdamında hissedildi. 15-24 yaş grubundaki genç işsizlik oranı haziran ayında 1,8 puanlık sert bir düşüşle yüzde 12,8'e geriledi. Genç kadınlar özelinde bakıldığında ise işsizlik oranının yüzde 17,3'e düşmesi dikkat çekti. Bu oran, genç kadın işsizliği kategorisinde verilerin aylık olarak tutulmaya başlandığı Ocak 2014'ten bu yana gerçekleşen en düşük seviye oldu.
İstihdam edilen genç kadın sayısının 1 milyon 581 bine yükselmesi, genç kuşakların iş gücü piyasasına her zamankinden daha güçlü ve donanımlı bir şekilde entegre olduğunu gözler önüne serdi.
Yeni İstihdamın Ezici Çoğunluğu Kadınlardan Geldi
Verileri değerlendiren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta, kadın işsizliğinin yeniden tek haneli seviyelere düşmesini kritik bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Haziranda ülke genelinde üretilen 227 bin kişilik ek istihdamın 177 binini—yani yaklaşık yüzde 78'ini—kadınların oluşturduğuna dikkat çeken Yalta, yaşanan sürecin geçici bir dalgalanma olmadığını vurguladı.
Prof. Dr. Yalta, tablonun arkasındaki temel dinamikleri şu sözlerle özetledi:
"İşsizlikteki bu düşüş, kadınların iş aramaktan vazgeçmesinden kaynaklanmıyor. Tam aksine, kadın iş gücüne katılım 109 bin artarken, işsiz kadın sayısı 68 bin azaldı. Yani kadınlar piyasaya giriyor ve sunduğumuz istihdam kapasitesi bu katılım hızını aşarak onları bünyesine katmayı başarıyor."
Yükselen Eğitim Düzeyi Piyasaya Yansıyor

İstihdamdaki bu ivmenin arkasında uzun vadeli yapısal dönüşümlerin yattığını belirten Prof. Dr. Yalta, özellikle genç kadınlardaki eğitim seviyesi artışına işaret etti. 25-34 yaş grubundaki kadınlarda yükseköğretim mezuniyet oranının 2025 yılında yüzde 50,3'e ulaştığını belirten Yalta, yükseköğretim mezunu kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 68,7 seviyesinde olduğunu, buna karşılık lise altı eğitimlilerde bu oranın yüzde 27,5'te kaldığını ifade etti.
Ekonominin hizmet ağırlıklı yapısının; sağlık, eğitim, finans, ticaret ve bilişim gibi nitelikli sektörlerde kadın emeğine olan talebi artırdığı kaydedildi. Ayrıca İş Pozitif ve KİPAP gibi çocuk bakımı desteği ve işbaşı eğitimi sağlayan hedefli devlet teşviklerinin de süreci hızlandıran önemli bir katalizör olduğu belirtildi.