Yeni Haftanın Küresel Ekonomi Raporu
Dünya finans piyasaları, küresel ekonominin yönü üzerinde belirleyici olacak kritik makroekonomik verilerin açıklanacağı yeni haftaya yön arayışıyla girdi. Orta Doğu’da ABD ve İran arasındaki diplomatik temasların sürmesi jeopolitik riskleri bir nebze olsun hafifletse de, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı para politikası duruşunu uzun süre koruyacağına yönelik beklentiler piyasalardaki temkinli duruşun ana nedeni olarak öne çıkıyor.
İsviçre’de yürütülen müzakerelerde ABD Başkanı Donald Trump’ın sert söylemlerine karşılık İran kanadından gelen "tehditleri önemsemiyoruz" açıklaması gerilimi tırmandırsa da, tarafların uzlaşı masasından kalkmaması bölgede kalıcı barış umutlarını canlı tutuyor. Öte yandan, enerji koridorunun kalbi olan Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin yavaşlaması, arz endişelerinin kısa vadede bitmeyeceğine işaret ederek petrol fiyatları üzerinden makroekonomik dengeleri zorlamaya devam ediyor.
ABD Tahvillerinde Yükseliş, Vadeli Kontratlarda Satış Baskısı
Fed yetkililerinden gelen şahin tondaki mesajlar, para piyasalarındaki "yıl sonuna kadar kesin bir faiz artışı" fiyatlamasını güçlendirdi. Bu beklenti, ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü bir hareketi tetikledi. Fed politikalarına en hassas enstrümanlardan biri olan 2 yıllık ABD tahvil getirisi yüzde 4,22’ye tırmanırken, 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,48 seviyesine yükseldi.
Dolar endeksinin gücünü koruyarak 100,9 seviyesinde seyrettiği bu atmosferde, altının ons fiyatı ise jeopolitik yumuşamanın desteğiyle haftaya yüzde 0,6 değer kazancıyla 4 bin 180 dolardan başladı. Küresel faizlerin bir süre daha yüksek kalacağı endişesi ise ABD endeks vadeli kontratlarında haftanın ilk saatlerinde negatif bir tablonun oluşmasına yol açtı.
Avrupa Merkez Bankası’nın Rotasını Lagarde Çizecek
Avrupa borsaları, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın göç ve enerji politikalarındaki başarısızlık iddiaları ve Trump’ın "istifa edecek" çıkışıyla hareketlenen siyasi gündemin gölgesinde negatif tarafta kalmaya devam ediyor. Bölge yatırımcılarının odağında ise bugün Avrupa Parlamentosu’nda konuşma yapacak olan ECB Başkanı Christine Lagarde var.
Analistler, piyasaların yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha beklediği Avrupa Bölgesi'nde, Lagarde’ın para politikasına dair vereceği ipuçlarının haftanın yönünü tayin edeceğini belirtiyor. Ayrıca hafta içinde açıklanacak olan imalat ve hizmet PMI verileri de kıtadaki ekonomik aktivitenin sağlığını ölçmek açısından kritik önem taşıyor.
Asya'da Çin Sabit Düştü, Teknoloji Hisseleri Uçuşa Geçti
Asya piyasaları haftaya görece daha pozitif bir başlangıç yaptı. Çin Merkez Bankası, piyasa beklentileri doğrultusunda 1 yıllık kredi faiz oranını yüzde 3, 5 yıllık oranını ise yüzde 3,5 seviyesinde sabit tuttuğunu açıkladı.
Bölgede özellikle yarı iletken ve teknoloji sektöründe yaşanan sert yükselişler endeksleri yukarı taşıdı. Güney Koreli teknoloji devi SK Hynix’in hisseleri yüzde 3,9 prim yaparak şirketin toplam piyasa değerini 1,3 trilyon dolara ulaştırdı. Kapanışa doğru Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Kospi ise yüzde 0,5 değer kazanırken, Hong Kong Hang Seng endeksi negatif ayrışarak yüzde 0,7 düşüş kaydetti.
Yurt İçinde Yoğun Veri Gündemi: BIST 100 İçin Kritik Seviyeler
Yurt içi piyasalarda ise yeni haftanın ilk gününde makroekonomik veri trafiği oldukça yoğun. Yatırımcılar; haziran ayı tüketici güven endeksi, sektörel enflasyon beklentileri, hanehalkı beklenti anketi ve yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) verilerini takibe aldı.
Cuma gününü yüzde 0,63 kayıpla 14.734,50 puandan kapatan BIST 100 endeksinde analistler, teknik açıdan aşağı yönlü hareketlerde 14.600 ve 14.500 puan seviyelerinin güçlü destek, olası tepki alımlarında ise 14.800 ve 14.900 puanın direnç konumu olarak izleneceğini vurguluyor. Dolar/TL kuru ise bankalararası piyasanın açılışında hafif primli bir seyirle 46,4570 seviyelerinden işlem görüyor.