Dünya finans piyasaları, jeopolitik risklerin derinleştiği, enerji fiyatlarının ivme kazandığı ve tahvil piyasalarında satış baskısının yoğunlaştığı çalkantılı bir haftayı geride bıraktı. Jeopolitik dengelerin sarsılmasıyla yükselen petrol fiyatları enflasyonist endişeleri yeniden alevlendirirken, küresel borsa endekslerinde ağırlıklı olarak negatif bir tablo hakim oldu. Yatırımcılar ise önümüzdeki süreçte yön belirleyici olması beklenen Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’na ve ABD tarafında açıklanacak büyüme ile istihdam verilerine odaklandı.
Tahvil Piyasasında Faiz Rekorları ve Borç Krizi
ABD’de enflasyonda yaşanan yavaşlama sinyallerine rağmen Orta Doğu merkezli gerilimlerin tırmanması, özellikle Hürmüz Boğazı lojistiğine dair tedarik kaygılarını gündeme taşıdı. Enerji fiyatlarındaki artışın yanı sıra hükümet harcamalarındaki kontrolsüz büyüme, kamu maliyesine ilişkin riskleri artırarak tahvil faizlerini yukarı tırmandırdı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi %4,75 seviyelerine dayanarak son dönemin en yüksek noktalarına yaklaşırken, 30 yıllık tahvil getirisi %5,34 ile 2007 sonrası en yüksek seviyeyi kaydetti.
Tahvil piyasasında yaşanan derin dalgalanmada, ABD’nin toplam kamu borcunun tarihte ilk kez 40 trilyon dolar eşiğini aşması da başrol oynadı. Beş yıldan daha kısa bir sürede 10 trilyon dolarlık borç artışı kaydedilmesi; pandemi dönemi teşviklerinin, yükselen faiz yükünün ve vergi politikalarının bir sonucu olarak öne çıktı. ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alım hamleleri piyasayı kısa süreliğine rahatlatsa da Fed yetkililerinin şahin tondaki sinyalleri ve İran’a yönelik yeni yaptırım söylemleri risk algısını yüksek tuttu.
ABD ve Avrupa Borsalarında Satış Baskısı Hakim
Söz konusu makroekonomik ve jeopolitik belirsizlikler New York borsasına kayıplarla yansıdı. Haftalık bazda S&P 500 endeksi %1,43, Nasdaq %2,05 ve Dow Jones %0,85 oranında geri çekildi. ABD Merkez Bankası (Fed) toplantı tutanaklarında yetkililerin, enflasyonun düşmemesi durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceğine dair işaretler vermesi satış ağırlıklı seyri destekledi.
Avrupa borsalarında ise İngiltere haricinde sert düşüşler gözlendi. Almanya’da 5 yıllık tahvil faizi %3,008 ile 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, ülkede artan savunma harcamaları ve kamu borç stoğu kaygılara yol açtı. Fransa’da ise siyasi takvim yaklaşırken 30 yıllık tahvil faizi %4,91 ile son yılların zirvesine ulaştı. Doğal gaz fiyatlarının yükselmesiyle birlikte bölgede enflasyon hedefinin üzerinde seyreden veriler, merkez bankalarının hareket alanını daraltıyor.
Asya’da Büyüme Kaygıları, Altın ve Petrolde İvme
Asya tarafında piyasalar; artan borçlanma maliyetleri, yavaşlayan büyüme ve jeopolitik kırılganlıklar nedeniyle olumsuz etkilendi. Japonya'da 10 yıllık tahvil faizleri %2,95 ile 1996 sonrası rekor kırarken, ülkedeki büyüme verilerinin beklentilerin altında kalması enflasyonist baskılarla birleşti. Çin’den gelen sanayi üretimi, perakende satışlar ve gayrimenkul yatırımlarına dair son veriler ise ülke ekonomisinde temmuz ayı itibarıyla belirgin bir hız kaybına işaret etti.
Risk iştahının düştüğü bu küresel atmosferde yatırımcılar emtia piyasalarına yöneldi. Haftayı %0,9 kayıpla 98,8 seviyesinden tamamlayan Dolar Endeksi’ne karşın; ons altın %5,2 yükselişle 4 bin 603 dolara çıktı. Brent petrolün varil fiyatı ise tırmanan arz kaygılarıyla haftalık %6,6 prim yaparak 94,4 dolar seviyesine ulaştı.

Yurt İçi Piyasalar Pozitif Ayrıştı
Küresel borsalardaki satış dalgasına karşın Borsa İstanbul yurt dışından pozitif yönde ayrışmayı başardı. BIST 100 endeksi, hafta boyunca sergilediği alıcılı seyrin ardından haftayı %2,42 değer kazanarak 14.514,82 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise haftayı kısıtlı bir yükselişle 48,04 seviyesinden kapattı. TÜİK tarafından açıklanan ikinci çeyrek verilerinde işsizlik oranının %7,9 seviyesine gerilemesi iç piyasadaki olumlu havayı destekleyen unsurlardan biri oldu.
Önümüzdeki hafta küresel piyasalarda Fed Başkanı’nın Jackson Hole konuşması, ABD büyüme ve çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) verileri ile teknoloji devi Nvidia’nın bilançosu yakından takip edilecek.