Yeni Birlik Gazetesi
51,3611 %0.2
59,0814 %0.19
31,1470 %0.06
3.184.000 %5.456
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Küresel piyasalarda 'savaş' kıskacı

Küresel piyasalarda 'savaş' kıskacı

Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını yukarı taşımasıyla güçlenen enflasyon endişeleri, merkez bankalarının güvercinleşme alanını daraltırken tahvil piyasalarında satış baskısını yükseltti.

ABD ile İsrail'in, İran'a yönelik saldırılarına karşı Tahran'da gelen misillemeler Orta Doğu'da jeopolitik gerilimleri artırdı. ABD'nin İran üzerine hava saldırıları başlatmasıyla artan tansiyon, İran'ın yakın ülkelerdeki ABD üslerini hedef almasıyla sürdü.

Bölgede tansiyon yüksek seyrederken, İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını söylemesiyle enerjide artan arz endişeleri petrol fiyatlarını yukarı çekti.

Dünya genelinde büyük ölçüde yavaşlama eğilimi gösteren enflasyon sürecinin, Orta Doğu'da yükselen tansiyonla petrol fiyatlarının artmasından dolayı maliyet ve ham madde yönlü baskılarla yeniden hızlanabileceğine yönelik soru işaretleri gündeme geldi.

Dün, Brent petrolün varil fiyatı 84,3 dolara çıkarak Temmuz 2024'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Petrol fiyatlarının sert yükselmesi dünya genelinde maliyet kaynaklı enflasyonist baskıların tetiklenebileceğine yönelik endişeleri artırdı.

Küresel enflasyonda hızlanma risklerinin önemli merkez bankalarını "güvercin" politikalardan uzaklaştırabileceği tahmin edilirken para politikalarında daha temkinli ve sıkı bir duruşun öne çıkabileceği değerlendiriliyor.

Para piyasalarındaki fiyatlamalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) ilk faiz indirimine temmuz toplantısında başlayacağı yönündeki beklentilerin güçlenerek konsolide olduğunu ortaya koydu.

Küresel ölçekte enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceğine ilişkin endişeler, para politikalarında beklenen gevşeme sürecinin ötelenmesine yol açarken bu görünüm tahvil piyasalarında getirilerin yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu.

Bu süreçte Fed yetkililerinin açıklamaları da bankanın gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin bilgi sağladı.

Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından ekonomik görünümde belirsizliğin arttığını ve faiz politikası konusunda öngörü yapmanın zorlaştığını söyledi.

Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid, enflasyonun neredeyse 5 yıldır bankanın hedefinin üzerinde seyrettiğini, rehavete kapılacak alanlarının olduğunu düşünmediğini ifade etti. ​​​​

Merkez bankalarının şahinleşebileceği ihtimalleri yatırımcıları, daha yüksek getiri talebine yönlendirerek tahvil piyasasında satış baskısı oluşturdu.

Pazartesi günü yüzde 3,92'ye inerek 7 Nisan 2025'ten bu yana en düşük seviyesine gerileyen ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 4,12'ye çıkmasının ardında 4,06'da dengeye oturdu.

Fed'in politikalarına ilişkin en duyarlı göstergelerden biri olan ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi de dün yüzde 3,61'e yükselirken yeni günde yüzde 3,51'de dengelendi.

Avrupa'da tahvil getirileri son 2 ayın zirvesinde


Avrupa'da enflasyonun Avrupa Merkez Bankasının (ECB) hedefi yüzde 2'nin altına inmesi, bankanın daha fazla faiz indirimi konusunda elini rahatlatmasına karşın son açıklanan veri fiyatlar genel düzeyindeki artışın hızlandığına işaret etti.

Avro Bölgesi'nde ocakta yüzde 1,7 olan yıllık enflasyon, şubatta yüzde 1,9'a yükseldi. Enflasyon, şubatta aylık bazda ise yüzde 0,7 oldu.

Doların güçlendiği senaryoda Avrupa'da enerji üzerindeki mevcut baskılar artarken ithalat maliyetlerindeki yükselişin enflasyon görünümünü zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

Bu gelişmelerle Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,81'le, Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,42'yle yaklaşık son 2 ayın zirvesine ulaştı. İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,54'le 10 Şubat'tan bu tarafa en yüksek seviyesini gördü. İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,55'le 9 Şubat'tan beri en yüksek seviyesine ulaştı.

Asya'da Çin ve Japonya tahvilleri ayrıştı


Asya tarafında enflasyonist baskıların sürdüğü Japonya'da, para politikasının sıkılaşabileceği beklentileri öne çıkıyor. Piyasalarda Japonya Merkez Bankasının (BoJ) temmuz ayında faiz artırımına gidebileceği öngörüleri fiyatlanıyor.

Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi dün yüzde 2,13'e yükselmesinin ardından yeni işlem gününde yüzde 2,11'de dengelendi. Japonya'nın 20 yıllık faizi yüzde 2,96'da bulunurken 30 yıllık tahvil faizi yüzde 3,36 ile yükseliş eğilimini sürdürdü. Çin'in 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 1,80 seviyesinde.

Analistler, BoJ'un aksine Çin Merkez Bankası'nın (PBoC) güvercin politikaları sürdüreceğine ilişkin beklentilerin öne çıktığını kaydederek, Çin'de tahvil piyasalarındaki satış baskısının Japonya'ya göre sınırlı kaldığını kaydetti.

"Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu tetikleyecek düşüncesinden dolayı tahvil getirileri yükseldi"
İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, yaptığı değerlendirmede, "Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu tetikleyecek düşüncesinden dolayı tahvil getirileri yukarı doğru hareketlenmiş durumda. Avro Bölgesi'nde enflasyon beklentilerin üzerinde geldi, bu durum da tahvil getirilerindeki yükselişin tuzu biberi oldu." dedi.

Dolardaki yükselişin likiditeye ulaşma isteğinden kaynaklandığını belirten Manukyan, yatırımcılarda hem likidite hem biraz riskten korunmak için pozisyonlardan çıkıp nakite yönelme isteği olduğunu dile getirdi.

Manukyan, gaz fiyatlarındaki aşırı yükselişin devam etmesi durumunda Avrupa hakkında resesyon beklentilerini kuvvetlendirebilecek bir hareket olduğunu vurguladı.

Bu durumun avro üzerinde bir baskı getirdiğini kaydeden Manukyan, o yüzden de doların ekstra kuvvetlendiğini ifade etti.

Manukyan, "Genel olarak riskli varlıklardan çıkışı tetikleyecek olan hareketler bunlar ki aslında güvenli liman olarak gözüken savaş durumunda yükselen altında bile satış olması insanların dolar likiditesi ihtiyacının daha yüksek olduğunu veya olabileceğini düşündürüyor." dedi.