Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecine ilişkin belirsizlikler ve ABD'den gelen yüksek enflasyon verileriyle birlikte yön arayışı derinleşiyor. Jeopolitik gerilimlerin tetiklediği petrol fiyatlarındaki artış enflasyonist endişeleri beslerken, makroekonomik görünüme yönelik risk unsurları piyasaların odak noktasında kalmaya devam ediyor.
Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Arzı Endişeleri
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile süren ateşkesin "yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü" ifade etmesi, bölgedeki gerginliğin kısa vadede azalacağına dair umutları zayıflattı. Trump'ın, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla daha önce askıya alınan "Özgürlük Projesi" operasyonunu daha geniş bir kapsamla yeniden başlatmayı değerlendirmesi, enerji arz güvenliğine dair endişeleri canlı tutuyor. Bu gelişmeler ışığında Brent petrolün varil fiyatı, Trump’ın Çin ziyaretinden çıkabilecek olumlu sonuç beklentileriyle yüzde 1,1 azalarak 104,2 dolar seviyesinde dengelenmiş durumda.
ABD’de Enflasyon Verileri Beklentileri Aştı
ABD'de açıklanan nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık bazda yüzde 0,6 ve yıllık bazda yüzde 3,8 artış göstererek piyasa beklentilerini geride bıraktı. Yıllık enflasyonun Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşması, küresel fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Özellikle enerji endeksindeki yüzde 3,8'lik artış, aylık TÜFE yükselişinin yüzde 40’tan fazlasını oluşturdu. Benzin maliyetleri ise yıllık bazda yüzde 28,4 artarak dikkat çekti.
Gıda ve enerji kalemlerini içermeyen çekirdek TÜFE, nisanda aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 2,8 artışla geçen yılın eylül ayından bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu veriler, Fed’in karar alma sürecini zorlaştırırken, bankanın yıl genelinde daha şahin adımlar atabileceğine yönelik beklentileri kuvvetlendirdi.
Tahvil ve Emtia Piyasalarında Hareketlilik
Enflasyonun hızlanmasıyla birlikte ABD 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan artışla yüzde 4,45 seviyesine çıktı. Altının ons fiyatı ise yüzde 0,3 azalışla 4 bin 700 dolara geriledi. Hindistan'ın ithalatı sınırlamak ve yerel para birimini desteklemek amacıyla altın ve gümüşe uyguladığı vergiyi yüzde 6'dan yüzde 15'e yükseltmesi, değerli metallerdeki düşüşte etkili oldu. Dolar endeksi ise 98,3 seviyesinde yatay bir seyir izliyor.
New York ve Avrupa Borsalarında Negatif Hava
New York borsasında enflasyon verilerinin ardından karışık bir seyir hakim oldu. Teknoloji hisselerinde, özellikle yarı iletken sektöründe sert satışlar görüldü. Micron Technology yüzde 3,6, AMD yüzde 2,3 ve Qualcomm yüzde 11,5 değer kaybetti. Dow Jones endeksi sınırlı yükseliş kaydederken, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri günü ekside kapattı.
Avrupa tarafında ise kalıcı barış umutlarının azalması ve artan enerji maliyetleri piyasaları baskıladı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ekonominin durgunluktan çıkması için "silkelenme" çağrısı yaparken, Bundesbank Başkanı Joachim Nagel, enflasyon riskine karşı faiz artışının haziran ayında güçlü bir seçenek olabileceğini belirtti. İngiltere'de ise siyasi belirsizliklerin etkisiyle 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri 1998 yılından bu yana en yüksek seviyelerini test etti.
Asya Piyasaları ve Borsa İstanbul’un Durumu
Asya borsaları, Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı görüşme öncesinde pozitif bir seyir izliyor. Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın da ziyaret heyetinde yer alacağına dair haberler çip şirketlerini destekledi. Japonya'da ise enerji fiyatlarının etkisiyle 20 yıllık tahvil faizi yüzde 3,49 ile 1996 sonrası zirvesini gördü.
Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, dün yüzde 2,34 değer kaybederek 14.779,93 puana geriledi. Dolar/TL ise yeni güne 45,4130 seviyelerinden başladı. Analistler, bugün yurt içinde ödemeler dengesi, yurt dışında ise ABD ÜFE ve Avro Bölgesi GSYH verilerinin takip edileceğini belirtiyor. AA Finans anketine katılan ekonomistler, cari işlemler hesabının martta 9,5 milyar dolar açık vermesini bekliyor.