Yeni Birlik Gazetesi
54,0323 %0.19
63,3150 %0.19
33,0610 %0.05
3.101.939 %-0.147
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Küresel rezervlerde tarihi dönüşüm: Merkez bankaları dolardan kaçıp altına sığınıyor

Küresel rezervlerde tarihi dönüşüm: Merkez bankaları dolardan kaçıp altına sığınıyor

Dünya Altın Konseyi’nin son araştırması, küresel finans sisteminde kartların yeniden dağıtıldığını belgeliyor. Merkez bankalarının rekor düzeydeki altın talebi ve dolara karşı zayıflayan beklentiler, rezerv yönetiminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.

KAYNAK: AA

Dünya ekonomisindeki jeopolitik riskler, yüksek enflasyon ve ticaret savaşları, küresel finans yetkililerini stratejik koruma kalkanları aramaya yöneltiyor. Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından hazırlanan "2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması", uluslararası rezerv yönetiminde dengelerin köklü bir şekilde değiştiğini ortaya koydu.

Ankete katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 89'u, önümüzdeki 12 aylık süreçte küresel merkez bankalarının altın stoklarını artırmaya devam edeceğini öngörüyor. Kendi bünyelerinde altın alımı yapmayı planlayan kurumların oranı ise yüzde 45 ile araştırmanın gerçekleştirildiği dönemden bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.

Doların Rezervlerdeki Ağırlığı Zayıflıyor

Araştırmanın en göze çarpan bulgularından biri de ABD dolarına yönelik küresel beklentilerdeki gerileme oldu. Finans yetkililerinin yüzde 74'ü, önümüzdeki 5 yıllık vadede ABD dolarının küresel rezerv portföylerindeki payının bugünkü seviyelerin altına ineceği görüşünde birleşti. Buna karşılık katılımcıların yüzde 84'ü, aynı zaman diliminde altının rezervlerdeki ağırlığının önemli ölçüde artacağını tahmin ediyor.

Ancak yetkililer bu durumun doğrudan "dolardan kaçış" olarak okunmaması gerektiğine vurguluyor. Temel amacın, herhangi bir temerrüt riski taşımayan ve likiditesi yüksek varlıklarla portföyleri çok daha geniş bir yelpazede çeşitlendirmek olduğu belirtiliyor.

Güvenli Liman Neden Altın?

Merkez bankalarının portföylerinde altına ağırlık vermesinin arkasında yatan en kritik etken, kıymetli madenin kriz anlarındaki dirençli yapısı. Rezerv yöneticilerinin yüzde 90'ı, altını "kriz dönemlerinde sergilediği güçlü performans" nedeniyle tercih ettiğini beyan ediyor.

Diğer öne çıkan başlıklar ise şöyle sıralanıyor:

Uzun vadeli değer koruma: Yüzde 84

Portföy çeşitlendirme etkinliği: Yüzde 82

Özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde faaliyet gösteren merkez bankaları, altını jeopolitik çalkantılara ve enflasyonist baskılara karşı en sağlam siper olarak konumlandırıyor. Kurumların altın bulundurma oranı da bu güveni doğrular nitelikte; geçen yıl yüzde 81 seviyesinde olan altın rezervine sahip kurum oranı bu yıl yüzde 93'e fırladı.

Tonlarca Altın Kendi Evine ve Yeni Kasalara Taşınıyor

Küresel belirsizlikler sadece altın miktarını değil, bu altınların fiziki olarak nerede tutulduğunu da doğrudan etkiliyor. Araştırma, merkez bankalarının depolama lokasyonlarında çeşitliliğe gittiğini gösteriyor.

Son 12 ay içinde:

Katılımcıların yüzde 9'u ülke içindeki depolama kapasitesini genişletti.

Katılımcıların yüzde 10'u ise yurt dışındaki saklama merkezlerini çeşitlendirme kararı aldı.

Sınır ötesi depolama tercihlerinde liderlik yüzde 57 ile İngiltere Merkez Bankası’nda (Bank of England) kalırken, yerel depolama imkanları yüzde 49 ile ikinci sırada yer alarak stratejik bir öneme ulaştı.

"Yıllık 1000 Tonluk Alım Hızı Yeni Normal Oldu"

Dünya Altın Konseyi Asya Pasifik Bölge Başkanı ve Küresel Merkez Bankaları Başkanı Shaokai Fan, resmi sektörün altın talebinin tesadüfi olmadığını vurguladı. Fan, son 4 yıllık periyotta merkez bankalarının yıllık ortalama 1000 tonun üzerinde altın satın aldığının altını çizdi. Bu rakamın, önceki 10 yılın ortalama alım temposunun çok üzerinde bir hıza işaret ettiği belirtiliyor.

Küresel piyasalardaki oynaklığın ve öngörülemezliğin devam edeceğini ifade eden Fan, hem döngüsel hem de yapısal risklerin gölgesinde altının "temel stratejik varlık" konumunu koruyacağını ve resmi sektörden gelen güçlü alım talebinin önümüzdeki süreçte de kararlılıkla süreceğini belirtti.