Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayımlanan Dünya Yatırım Raporu 2026, küresel piyasalardaki sermaye hareketlerinin yönünü gözler önüne serdi. Rapora göre, dünya genelindeki doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) iki yıldır süren istikrarlı düşüş trendine son vererek yüzde 6’lık bir büyüme kaydetti ve 1,6 trilyon dolarlık hacme ulaştı.
Ancak bu küresel toparlanma, pastanın adil dağıldığı anlamına gelmiyor. Yatırım akışları incelendiğinde, gelişmiş ekonomiler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki makasın daha da açıldığı net bir şekilde görülüyor.
Gelişmiş Ülkeler Uçuşa Geçti, Gelişmekte Olanlar Durakladı
Rapordaki veriler, küresel sermayenin güvenli limanları tercih ettiğini kanıtlar nitelikte. Gelişmiş ülkelere yönelik doğrudan yabancı yatırım girişleri yüzde 11 gibi güçlü bir ivmeyle 723 milyar dolara tırmandı. Buna karşın, dış finansmana ve kalkınma yatırımlarına en çok ihtiyaç duyan gelişmekte olan ekonomiler aynı başarıyı yakalayamadı. Bu bölgeye yapılan yatırımlar yalnızca yüzde 2 artarak 901 milyar dolarda kaldı. Uzmanlar, bu eşitsiz büyümenin kırılgan ekonomilerdeki kalkınma hedeflerini sekteye uğratabileceği konusunda uyarıyor.
Pastanın Yüzde 80'i Sadece 20 Ülkenin Cebine Girdi
Küresel sermayenin devasa bütçesi, dünya geneline yayılmak yerine belirli merkezlerde kümelendi. Aralarında gelişmekte olan birkaç güçlü ekonominin de bulunduğu 20 şanslı ülke, dünyadaki toplam doğrudan yabancı yatırımların yüzde 80'ini tek başına sırtladı.
Listenin zirvesinde, 277 milyar dolarlık rekor yatırımla yine ABD yer aldı. ABD'yi sırasıyla şu ülkeler takip etti:
Singapur: 151 milyar dolar
Hong Kong: 116 milyar dolar
Çin: 105 milyar dolar
Brezilya: 77 milyar dolar
Sermaye çekmede küresel ligin ilk 20'sini tamamlayan diğer ülkeler ise İngiltere, Almanya, Kanada, Birleşik Arap Emirlikleri, Meksika, Hindistan, Avustralya, Suudi Arabistan, İsveç, İsrail, Rusya, Fransa, Endonezya, Vietnam ve İspanya oldu.
Yatırımın Yeni Kralı: Veri Merkezleri ve Yapay Zeka Altyapısı
2025 yılı, küresel yatırımlarda radikal bir sektörel dönüşüme de sahne oldu. Ticaret politikaları, enerji krizleri ve yapay zeka çılgınlığı, paranın aktığı mecraları tamamen değiştirdi. Yatırımcıların ilk tercihi, dijital dünyanın kalbi sayılan veri merkezleri oldu. Sadece bu alana yapılan doğrudan yatırımlar 235 milyar doları buldu. Oysa geleneksel liderlerden petrol ve gaz sektörü 38 milyar dolarda, kritik öneme sahip yarı iletkenler ise 13 milyar dolarda kaldı.
Daha çarpıcı olan veri ise sıfırdan (greenfield) yapılan yatırımlarda gizli. Yapay zeka altyapısı, yarı iletkenler, kritik mineraller ve temiz enerji teknolojileri, toplam sıfırdan yatırımların yüzde 44’ünü domine etti. Bu oran, dijitalleşme dalgasının henüz bu kadar sert hissedilmediği 2020 yılında sadece yüzde 16 seviyesindeydi.
2026 Görünümü: Ekonomi Dünyasını Zorlu Bir Sınav Bekliyor
Her ne kadar 2025 yılı pozitif bir kapanışa imza atmış olsa da UNCTAD, önümüzdeki döneme ilişkin temkinli bir duruş sergiliyor. Raporda, küresel yatırımların geleceğinin hala risklerle dolu olduğu vurgulandı.
Özellikle küresel ticaret politikalarındaki öngörülemezlik, bitmek bilmeyen jeopolitik gerilimler, dünya genelinde yüksek seyreden finansman maliyetleri ve bloklaşmaya giden ekonomik parçalanma, çok uluslu şirketlerin yeni yatırım kararları alırken frene basmasına neden olabilir.