Gülay YÜCEL - Getir ve Veri Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirilen Market Alışverişi ve Zaman Algısı Araştırması, tüketicinin market alışverişinde ürün fiyatının yanı sıra zaman, ulaşım, taşıma, bekleme ve planlama yükünü de hesaba kattığını ortaya koydu. Araştırmaya göre haftalık veya daha kapsamlı market alışverişi, liste hazırlığından ürünlerin eve yerleştirilmesine kadar ortalama 111 dakika sürüyor. Çocuklarla yapılan alışverişte bu süre 181 dakikaya kadar çıkıyor.
Haftalık alışverişin haftada bir kez tekrarlandığı varsayımında 111 dakikalık süre yılda en az 96 saate, yani tam 4 güne ulaşıyor. Katılımcıların bildirdiği ortalama 249 TL’lik gidiş-geliş maliyeti de aynı sıklıkta tekrarlandığında yıllık 12 bin 950 TL’ye çıkıyor.

Kolaylık anlayışı toplam efora göre şekilleniyor
Fiziksel market alışverişinde en zorlayıcı etkenlerin başında yüzde 40 ile sıcak hava geliyor. Ağır ürünler yüzde 38, kalabalık yüzde 36, ürünleri taşımak ise yüzde 26 ile öne çıkıyor. Alışverişi yorucu bulanların oranı kadınlarda yüzde 46, erkeklerde yüzde 36 olarak ölçüldü.
Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, bulguların “kolaylık” kavramının değiştiğine işaret ettiğini belirterek tüketicinin yalnızca markete daha hızlı ulaşmayı değil, alışverişe ayırdığı zamanı, fiziksel eforu ve bütçesini daha iyi yönetmeyi istediğini söyledi. Ağırdır, taşıma, bekleme ve planlama gibi işlerin azaltılmasının da tercihleri etkilediğini kaydetti.
Online market veya hızlı teslimat kullanımı yüzde 52
Araştırmaya göre online market veya hızlı teslimat kanalını kullananların oranı yüzde 52. Online market kullanıcılarının yüzde 44’ü kampanya ve fiyat avantajını tercih nedeni olarak gösterirken, yüzde 32’si markete gitmek için zaman veya imkân bulamadığını, yüzde 30’u üşendiğini, yüzde 29’u ise ağır veya hacimli ürün alımını gerekçe gösteriyor. Online kanal kolaylıkta yüzde 49, zaman tasarrufunda yüzde 48, kampanya ve fiyat karşılaştırmasında yüzde 43 ile öne çıkıyor.
Online alışverişin payı yükseldikçe kullanım motivasyonu da değişiyor. Aylık market harcamasının dörtte birini online yapanlarda kampanya ve indirim avantajı yüzde 58 ile ilk sırada yer alırken, harcamasının neredeyse tamamını online yapanlarda bu oran yüzde 28’e geriliyor. Araştırmada, online alışverişin payı arttıkça bu kanalı her alışverişte rutin olarak kullananların oranının 32 kat arttığı belirtiliyor.
Getir CEO’su Batuhan Gültakan, kampanyaların online marketi denemede güçlü bir etken olduğunu, kullanım derinleştikçe zaman, kolaylık ve kişiselleştirilmiş deneyimin daha belirleyici hale geldiğini söyledi. Gültakan, kalıcı kullanım için zaman, bütçe ve kolaylık dengesinin birlikte kurulması gerektiğini ifade etti.
Kazanılan zaman dinlenmeye ve sevdiklere ayrılıyor
Market alışverişine ayrılan süre yarıya inse katılımcıların yüzde 26’sı kazanılan zamanı dinlenmek veya uyumak için kullanacağını belirtiyor. Sevdikleriyle vakit geçirmek yüzde 19, kendine veya kişisel bakıma zaman ayırmak yüzde 18 ile öne çıkıyor.
Alışveriş markete gitmeden önce başlıyor
Katılımcıların yüzde 47’si markete gitmeden önce evdeki eksikleri, yüzde 43’ü fiyat, kampanya ve indirimleri kontrol ediyor. Yine yüzde 43’lük bir kesim evdekilerin ihtiyaçlarını soruyor. Yoğun yaşam temposunda alışveriş listesi hazırlayanların oranı yüzde 37’ye çıkıyor.
Getir, bu planlama sürecine “Alışveriş Listem”, “Hazır Sepet” ve kişiselleştirilmiş kampanya ve öneriler gibi özelliklerle yanıt verdiğini belirtiyor. Şirket, bu uygulamalarla ürün arama, karşılaştırma ve sepet oluşturma süresini azaltmayı, son kararı ise kullanıcıda bırakmayı hedefliyor.
Araştırmadan öne çıkan sonuçlar
▪ %46 katılımcı sık sık aynı anda birkaç işle ilgilenmek zorunda kaldığını söylüyor
▪ %38 günün kendisine yetmediğini düşünüyor
▪ %52 online market veya hızlı teslimat kanalını kullanıyor
▪ %48 online marketi zaman tasarrufunda öne çıkarıyor
▪ %44 online marketi kampanya veya fiyat avantajı nedeniyle tercih ediyor
▪ %26 alışveriş süresi yarıya inse kazanılan zamanı dinlenmek veya uyumak için kullanmak istiyor
Yapay zekâdan daha iyi karar bekleniyor
Katılımcıların yüzde 47'si yapay zekânın daha iyi fiyat veya kampanya bulmasını, yüzde 37'si ihtiyaca uygun öneriler sunmasını, yüzde 29'u ise zaman kazandırmasını bekliyor. Yüzde 40 kararın kullanıcıda kalmasını önemsiyor. Yapay zekâ destekli alışveriş özelliklerinde bütçeye uygun alternatif ürün sunulması yüzde 44 ile ilk sırada yer alıyor. Bunu sepete uygun kampanya veya ürün önerisi yüzde 36 ve unutulan ürünlerin hatırlatılması yüzde 30 ile izliyor.
Gültakan, “Tüketici yapay zekâdan bütçesine, zamanına ve ihtiyacına somut katkı bekliyor. Son kararın ise kendisinde kalmasını istiyor. Biz de teknolojiyi kullanıcının kararlarını daha kolay vermesini sağlayan, sepetini bütçesi, ihtiyaçları ve tercihleri doğrultusunda şekillendirmesine yardımcı olan bir akıllı asistana dönüştürüyoruz. Vizyonumuz, güçlü lojistik altyapıyla fiziksel eforu, yapay zekâ ve kişiselleştirmeyle karar ve planlama eforunu azaltan bir deneyim kurmak” dedi.