TCMB Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda, bölgesel çatışmaların ekonomik yansımalarına dikkat çekerek fiyat istikrarı konusundaki kararlılık mesajını yineledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine yönelik gerçekleştirdiği bilgilendirme toplantısında, küresel ekonominin içinden geçtiği hassas süreci değerlendirdi. Karahan, özellikle Orta Doğu'daki hareketliliğin yarattığı belirsizliklerin, enflasyonla mücadele sürecinde yeni bir risk faktörü oluşturduğunu belirtti.
Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Fiyatları
Karahan, küresel piyasalarda yaşanan enerji fiyatı artışlarının doğrudan bir arz şoku yarattığını ifade etti. ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilimin enerji maliyetlerini savaş öncesi seviyelerin üzerine taşıdığına vurgu yapan TCMB Başkanı, Hürmüz Boğazı'na dair endişelerin tedarik zincirlerinde aksamalara yol açtığını kaydetti. Küresel büyüme beklentilerinin 2026 yılına doğru ivme kaybedeceğini öngören Karahan, bu durumun Türkiye'nin dış talebi üzerinde de baskı oluşturabileceğini dile getirdi.
Fiyat İstikrarı İçin Sıkı Duruş Sürecek
Enflasyonun ana eğilimine ilişkin verileri paylaşan Karahan, gıda ve enerji kalemlerindeki yükselişin dikkat çekici olduğunu belirtti. Hizmet sektöründe ise kira ve eğitim gibi alanlarda ataletin kırılmaya başladığını söyleyen Karahan, "Eşel mobil" sistemi sayesinde akaryakıt fiyatlarındaki artışın tüketiciye yansımasının önemli ölçüde törpülendiğini ifade etti.
Piyasa Oynaklığına Karşı Aktif Yönetim
Para politikası uygulamalarına da değinen Karahan, piyasalardaki dalgalanmaları dengelemek adına atılan adımların sonuç verdiğini belirtti. Mart ve nisan aylarında faiz oranlarını sabit tutarak sıkı duruşu koruduklarını hatırlatan Karahan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refahın temelidir. Bu hedefe ulaşana kadar sıkı para politikası duruşumuzu korumaya kararlıyız. Jeopolitik gelişmelerin yarattığı arz şokları dezenflasyon sürecimizi zorlasa da, aktif likidite yönetimi ve makroihtiyati tedbirlerle bu riskleri minimize etmeye devam ediyoruz."
Karahan, KKM hesaplarında bakiyenin oldukça sınırlı seviyelere indiğini ve kredi büyümesindeki dengeli seyrin, uygulanan politikaların bir sonucu olarak devam ettiğini sözlerine ekledi.