Doğa dengesinin korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması adına kritik bir adım atan Migros, Dünya Arı Günü’nde uzmanları bir araya getirerek ekosistemin gizli kahramanları için kapsamlı bir yol haritası çizdi.
Ekonomi dünyasının sürdürülebilirlik odaklı projelerine bir yenisini ekleyen Migros, 20 Mayıs Dünya Arı Günü vesilesiyle Özyeğin Üniversitesi’nde düzenlenen özel bir konferansa ev sahipliği yaptı. Sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını buluşturan etkinlikte, iklim krizinin arılar üzerindeki yıkıcı etkileri ve bu canlıların tarımsal üretimdeki vazgeçilmez konumu masaya yatırıldı.
Arıcılığın geleceği ve yerel üretim
Alper Kul’un moderatörlüğünde gerçekleşen oturumlarda, arı sağlığının korunmasının sadece bir çevre meselesi değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliğinin temel taşı olduğu vurgulandı. Sürdürülebilir arıcılık modellerinin tartışıldığı etkinlikte, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan Bingöl Balı’nın başarı hikayesi üzerinden yerli üretimin teşvik edilmesinin önemi bir kez daha gözler önüne serildi.
Stratejik sorumluluk alanı olarak arılar
Etkinlikte söz alan Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, arıların tarımsal verimlilikteki hayati rolüne dikkat çekerek çarpıcı bir gerçeği hatırlattı. Baydur, "Tükettiğimiz her üç gıdadan biri, arıların polen taşıma süreci sayesinde sofralarımıza ulaşıyor. Biz bu günü sadece bir takvim yaprağı olarak değil, biyoçeşitliliğin ve gıda geleceğimizin bir parçası olan stratejik bir sorumluluk alanı olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Doğaya ve üreticiye tam destek
Migros’un arıcılık sektörüne yönelik vizyonunun, sadece farkındalık yaratmakla sınırlı kalmadığını belirten Baydur, yerel üreticinin refahını artıracak ve doğanın döngüsünü koruyacak her türlü girişime destek vermeye devam edeceklerini belirtti. "Sürdürülebilir gelecek arılarla gelecek" mottosuyla gerçekleştirilen program, bilinçli üretim modellerinin yaygınlaştırılması adına önemli bir fikir platformu oluşturdu.