Turizmdeki başarısıyla dünya çapında tanınan Muğla, son dönemde gerçekleştirdiği atılımlarla Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat üssü olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Muğla, Ege Bölgesi’nin ihracat liginde İzmir, Denizli ve Manisa’nın ardından dördüncü sıraya yerleşerek ekonomik gücünü kanıtladı. 2026 yılının Nisan ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11’lik bir artış yakalayan kent, ihracat rakamını 105 milyar lirayı aşan bir seviyeye taşıdı. Şehrin ekonomik profili, artık sadece tatil destinasyonu olmanın ötesine geçerek su ürünleri, madencilik ve tarım gibi stratejik sektörlerle çeşitleniyor.
Su ürünlerinde Türkiye’nin lokomotifi
Muğla, özellikle su ürünleri sektöründe Türkiye’nin tartışmasız lideri konumunda. Ülke genelindeki toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 35’i tek başına bu şehirden karşılanıyor. 2025 yılında 85 bin tonluk ürünle 745 milyon dolarlık ihracat başarısına imza atan Muğla, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin de desteğiyle Nisan ayında yüzde 26’lık bir artış hızı yakalayarak gıda sektöründe zirveye yerleşti.
Maden ve tarımda yükselen ivme
Muğla’nın ekonomik çeşitliliğinde madencilik sektörü de kritik bir rol oynuyor. Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9 oranında artırarak 122,5 milyon dolara yükseltti ve 1,5 milyar dolarlık yıllık hedef için geri sayıma geçti. Öte yandan, Fethiye’den Köyceğiz’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada yürütülen örtü altı tarım ve narenciye üretimi, bölgenin yaş meyve sebze ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Mayıs ayında başlayacak kiraz sezonuyla birlikte bu rakamların daha da yukarı taşınması bekleniyor.
Bölge genelinde ihracat rekoru
Ege Bölgesi genelinde ise tablo oldukça parlak. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, bölgenin toplam ihracatı Nisan ayında yüzde 19 artışla 2,6 milyar dolara ulaştı. Ege’deki dokuz ilin tamamı ihracat hacimlerini büyütmeyi başararak bölgesel bir kalkınma hamlesi sergiledi.
Eskinazi’den stratejik değerlendirme
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, bu başarının arkasında çalışma günü avantajı, parite etkisi ve Körfez krizinin yarattığı sipariş kaymalarının yattığını belirtti. Eskinazi, hükümetin açıkladığı vergi indirimleri ve TCMB’nin döviz dönüşüm desteklerinin ihracatçının moralini yükselttiğini ifade ederek, "İhracatçılarımız 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edecek. Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı, geleceğe dair umutlarımızı pekiştiriyor" değerlendirmesinde bulundu.