Türkiye’nin dört bir yanından gelen gezgin arıcılar, zengin florasıyla dikkat çeken Muş Ovası’na akın etti. Bu yıl 650 ton bal üretimi ve 500 milyon liralık ekonomik katkı hedefleniyor.
Türkiye’nin dört bir yanından yola çıkan gezgin arıcılar, kış mevsiminin ardından yeniden Muş’un bereketli topraklarında buluştu. Ordu’dan Muğla’ya, Diyarbakır’dan Şanlıurfa’ya kadar pek çok ilden gelen üreticiler, yaklaşık 290 bin kovanla Muş Ovası ve yüksek rakımlı yaylalara yerleşerek sezonun en verimli dönemini geçirmeyi hedefliyor.
Ekonomiye yarım milyarlık bal desteği
Muş İl Tarım ve Orman Müdürü Necattin Gönç, arıcılığın kent için sadece bir üretim faaliyeti değil, ekosistemin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gönç, paylaştığı verilerle sektördeki büyümeye dikkat çekerek, "Geçtiğimiz yıla oranla kovan sayımızda ve üretim miktarımızda ciddi bir ivme yakaladık. 2025 yılı verilerine göre 600 tona ulaşan bal üretimimizin, bu sezon 650 tonu aşmasını bekliyoruz. Bu artışın kent ekonomisine yaklaşık 500 milyon liralık bir katma değer sağlamasını öngörüyoruz" dedi.
Yaylalarda bal mesaisi başlıyor
Muş’a gelen arıcılar, ovada geçirdikleri ilk 20 günlük süreçte arıların yavru gelişimini destekleyip kolonileri güçlendiriyor. Ardından yüksek rakımlı yaylalara geçiş yapan üreticiler, temmuz ayı sonuna kadar sürecek olan bal hasadı için hazırlıklarını tamamlıyor.
Ordu’dan bölgeye gelen arıcı Hasan Yılmaz, Muş’un arıcılık takvimindeki stratejik konumunu şu sözlerle özetledi: "Muş Ovası, kış mevsimini Akdeniz’de geçiren arılarımız için bir nevi rehabilitasyon ve güçlenme merkezi. Burada peteklerimizi hazırlıyor, yavrularımızı büyütüyoruz. Yaylalarımızdaki zengin bitki örtüsü balımızın kalitesini belirliyor. Hasadımızı yaptıktan sonra ise rotamızı çam balı sezonu için Muğla ve Marmaris hattına çeviriyoruz."
Sürdürülebilir arıcılık için yeni dönem
Muş’un sahip olduğu coğrafi avantajların gezginci arıcılar için vazgeçilmez bir uğrak noktası olduğunu belirten yetkililer, bölgedeki arıcılık işletme sayısının 450’ye yükseldiğini ifade ediyor. Yüzde 13’lük üretim artışıyla dikkat çeken kent, Türkiye’nin bal haritasında stratejik konumunu her geçen yıl daha da güçlendiriyor.