Muş'un Hasköy ilçesinde hayata geçirilen "tarladan sofraya" projesi, hem üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlıyor hem de vatandaşlara uygun fiyatlı doğal ürün imkanı sunuyor.
Ekonomik koşulların zorladığı günlerde, tarımsal üretimde yeni bir model dikkat çekiyor. Muş'un Hasköy ilçesinde sekiz yıldır çilek üretimi yapan Adnan Onay, geleneksel satış yöntemlerini bir kenara bırakarak "dalından topla" konseptini başlattı. Komisyoncuları ve aracıları devre dışı bırakan bu sistem, hem üreticinin cebini koruyor hem de tüketicinin taze ürüne çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasına olanak tanıyor.
Doğal yöntemlerle yetiştirilen ürünler, tarlaya gelen misafirlere özel bir deneyim sunuyor. Ziyaretçiler, çilek toplama sürecinde diledikleri kadar ürünün tadına bakabiliyor.
Dolu zararına rağmen uygun fiyat politikası
Bu sezon yaşanan dolu yağışları nedeniyle ürünlerde görsel lekeler oluştuğunu belirten Onay, bu durumu bir fırsata çevirerek fiyatları aşağı çekti. Normalde 150 liradan alıcı bulan çilekler, yaşanan doğal afet sonrası 100 liradan satışa sunuluyor. Onay, "Nasibimiz bu yıl bu kadarmış, ancak vatandaşımızın uygun fiyata doğal ürün tüketmesi bizim için daha önemli" diyerek üretici dayanışmasına vurgu yapıyor.
Aileler için keyifli bir hafta sonu rotası
Hafta sonları adeta bir piknik alanına dönüşen çilek tarlası, özellikle çocuklu ailelerin uğrak noktası oldu. Şehir hayatının stresinden uzaklaşmak isteyen vatandaşlar, çocuklarıyla birlikte doğayla iç içe vakit geçirirken, kendi elleriyle topladıkları çilekleri uygun fiyatla evlerine götürüyor. İstanbul’dan tatile gelen 9 yaşındaki Sümeyye Örün, saksıda çilek yetiştirme merakının gerçek bir tarlada gerçeğe dönüşmesinden duyduğu mutluluğu dile getiriyor.
Sektörde örnek teşkil eden model
Hasköy’deki diğer üreticilere de örnek olmayı hedefleyen Onay, bu tür doğrudan satış organizasyonlarının yaygınlaşması gerektiğini savunuyor. Üreticinin emeğini koruyan ve tüketiciyi memnun eden bu modelin, tarımsal ekonomide sürdürülebilir bir çözüm olabileceği belirtiliyor. Bölge halkı tarafından büyük ilgi gören bu uygulama, tarlaların sadece üretim merkezi değil, aynı zamanda sosyal bir buluşma noktası olabileceğini de kanıtlıyor.