Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye'nin ihracatta sürdürülebilir büyüme yakalayabilmesi için Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyonu güçlendirecek adımların hızla hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Gültepe, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, SEPA ödeme sistemine dahil olunması ve Made in EU çalışmalarında Türkiye'nin yer almasının ihracatçılara önemli avantaj sağlayacağını ifade etti.
İstanbul Finans Merkezi'nin katkılarıyla Anadolu Ajansı Finans Masası'nda değerlendirmelerde bulunan Gültepe, ihracat performansından yapay zekaya, finansmandan rekabetçiliğe kadar birçok konuda önemli mesajlar verdi.
İlk yarıda ihracat yükseldi
Gültepe, yılın ilk altı ayında ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 136,1 milyar dolara ulaştığını belirtti. Küresel jeopolitik risklere, bölgesel çatışmalara ve lojistikte yaşanan sorunlara rağmen ihracatın artıda kalmasının Türk üreticisinin direncini ortaya koyduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler nedeniyle yaşanan lojistik sıkıntılarının bazı sektörlerde sipariş artışı getirdiğini belirten Gültepe, ihracattaki yükselişte ham madde fiyatlarındaki artış ve döviz paritesinin de etkili olduğunu ifade etti.
Savunma sanayisi, otomotiv, çelik, demir ve demir dışı metaller ile elektrik-elektronik sektörlerinin ilk yarıda ihracat artışında öne çıkan alanlar olduğunu kaydetti.
SEPA üyeliği KOBİ'lere önemli kolaylık sağlayacak
Avrupa'nın Tek Euro Ödeme Alanı (SEPA) sistemine katılım sürecinin ihracatçılar açısından önemli bir dönüm noktası olacağını belirten Gültepe, bu sistem sayesinde Avrupa ile para transferlerinin iç piyasa işlemleri kadar hızlı ve kolay hale geleceğini söyledi.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için ödeme süreçlerinin hızlanacağını vurgulayan Gültepe, bunun ihracat maliyetlerini azaltarak ticareti kolaylaştıracağını dile getirdi.
Avrupa ile entegrasyon ihracatı güçlendirecek
Türkiye'nin ihracatında Avrupa Birliği'nin en büyük pazar olmaya devam ettiğini hatırlatan Gültepe, birçok sektörde AB'nin payının yüzde 65'in üzerine çıktığını söyledi.
Türkiye'nin kalite, üretim esnekliği ve lojistik avantajlarıyla Avrupa'nın beklentilerini karşılayabilecek güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Gültepe, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve Made in EU sürecine dahil olunmasının rekabet gücünü önemli ölçüde artıracağını ifade etti.
Yüksek teknoloji için uzun vadeli planlama çağrısı
Türkiye'nin yüksek teknolojili ihracat oranının yıllardır yüzde 3,5 seviyelerinde kaldığını belirten Gültepe, bu tablonun değişebilmesi için uzun vadeli sanayi politikalarının uygulanması gerektiğini söyledi.
Bölgesel üretim planlamasının önemine dikkat çeken Gültepe, hangi bölgede hangi sektörün geliştirileceğinin stratejik olarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Savunma sanayisindeki başarının devlet politikalarıyla mümkün olduğuna işaret eden Gültepe, benzer yaklaşımın yapay zeka, yazılım ve diğer yüksek teknoloji alanlarında da uygulanması gerektiğini belirtti.
Yapay zeka yatırımları rekabet için kritik hale geldi
İhracatçı firmaların teknolojik dönüşüme hız verdiğini söyleyen Gültepe, yapay zekanın artık yalnızca bireysel değil kurumsal ölçekte de aktif şekilde kullanıldığını dile getirdi.
Türkiye'nin yalnızca yapay zekayı kullanan değil, aynı zamanda yazılım geliştiren ülkeler arasında yer alması gerektiğini vurgulayan Gültepe, küresel rekabette geri kalmamak için bu alandaki yatırımların artırılmasının önemine dikkat çekti.
Rekabetçilik yeniden sağlanmalı
Son dönemde uygulanan ekonomi politikalarının sanayicinin yatırım iştahını zayıflattığını belirten Gültepe, finansman kadar rekabetçiliğin de yeniden kazanılmasının kritik olduğunu söyledi.
Türkiye'de işletmelerin ağırlıklı olarak işletme kredisi kullandığını, yatırım kredilerinin ise sınırlı kaldığını ifade eden Gültepe, uygun maliyetli finansmanın üretim ve ihracatı destekleyeceğini kaydetti.
500 milyar dolarlık ihracat hedefi
TİM'in uzun vadeli vizyonunun mal ve hizmet ihracatında toplam 500 milyar dolarlık hacme ulaşmak olduğunu belirten Gültepe, mevcut yaklaşık 400 milyar dolarlık seviyenin üzerine çıkmak için tüm sektörlerin büyümeye katkı vermesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin dünyanın en büyük ihracatçı ülkeleri arasına girebilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Gültepe, bunun için üretim, teknoloji, finansman ve rekabetçilik alanlarında eş zamanlı adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
2027 sonrası çift haneli büyüme beklentisi
Artan üretim maliyetlerinin ihracatçıların fiyat rekabetini zayıflattığını belirten Gültepe, bu nedenle mevcut ihracatçıların pazarlarını korumakta zorlandığını, ihracata yeni başlayan firma sayısında da önemli düşüş yaşandığını söyledi.
En zorlu dönemin geride kalmasını beklediklerini ifade eden Gültepe, 2027 yılından itibaren tüm sektörlerde aylık bazda çift haneli ihracat büyümesinin yakalanabileceğini ve Türkiye'nin küresel ticarette daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini dile getirdi.