Dünya genelinde gıda güvenliği ve tarımsal üretim; iklim dengesizlikleri, sıcak çatışmalar ve lojistik tıkanıklıkların yarattığı ağır bir baskı altında kalmaya devam ediyor. Orta Doğu’daki tırmanan gerilimlerin tedarik rotalarını aksatması, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Karadeniz tahıl koridorunda süregelen belirsizlikler ve enerji maliyetlerindeki kronik artışlar, temel gıda maddelerinin fiyatlarını tırmandırdı. Bu olumsuz tabloya dünyanın farklı bölgelerinde etkisini artıran aşırı sıcaklar ve El Nino dalgası da eklenince, küresel gıda ve gübre piyasalarında dengeler yeniden bozuldu.
Taşımacılık devlerinin Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı’ndaki güvenlik riskleri sebebiyle rota değiştirerek Ümit Burnu’na yönelmesi, sadece teslimat sürelerini uzatmakla kalmadı; navlun, sigorta ve yakıt giderlerinde de ciddi bir maliyet patlamasına yol açtı. Lojistikteki bu ekstra yük; gübreden enerjiye, buğdaydan bitkisel yağlara kadar tüm ürün kalemlerinde fiyat artışını kaçınılmaz kıldı.
FAO Endeksi Zirve Yaptı: Şeker ve Yağ Fiyatları Uçuşta
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Bankası’nın son analizi, gıda piyasasındaki tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Ağustosta bir önceki aya kıyasla yüzde 1,9 oranında yükselerek 133,3 puana ulaşan FAO Gıda Fiyat Endeksi, Kasım 2022 döneminden bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı. Yıllık bazda yüzde 2,5 artış gösteren fiyatlar, Mart 2022'de kırılan tarihi rekor seviyeye tehlikeli bir şekilde yaklaştı.
Fiyat artışlarının en sert hissedildiği alanların başında şeker grubu geliyor. Yalnızca bir ayda yüzde 11,9 oranında sıçrama yapan şeker fiyatları, Haziran 2025'ten bu yana görülen en yüksek rakamları kaydetti. Avrupa Birliği ülkelerinde kuraklığa bağlı yaşanan şeker pancarı verim kaybı, Asya'da hissedilen şiddetli El Nino koşulları ve Brezilya'daki üretim gerilemesi bu sert yükselişte belirleyici rol oynadı. Benzer bir artış grafiği sergileyen bitkisel yağ grubu da yoğun ithalat talebi ve Güneydoğu Asya'daki üretim kaygılarıyla son iki yılın en yüksek seviyesine çıktı. Aynı süreçte tahıl endeksi yüzde 2,2, süt ürünleri yüzde 2,3 ve et fiyatları yüzde 1 tırmandı.
Tahıl Rekoltesinde Daralma Sinyali ve Arz Endişeleri
Kritik tarım ürünlerinin başında gelen buğday, Karadeniz hattındaki sevkiyat engelleri ve Avrupa’yı kavuran kuraklık nedeniyle aylık bazda yüzde 2,6, yıllık bazda ise yüzde 15 oranında zamlandı. Mısır piyasaları da Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’daki rekolte düşüşü beklentileri ile Ukrayna’nın ihracatında yaşanan aksamalara paralel olarak yüzde 2,5 değer kazandı.
Piyasalardaki tedirginliği artıran en temel etken ise FAO’nun küresel üretim tahminleri oldu. Örgüt, dünya genelindeki toplam tahıl üretiminin bu yıl geçen yıla oranla yüzde 2 oranında küçülerek 2 milyar 980 milyon ton seviyesine gerileyeceğini öngörüyor. Küresel tahıl stokları henüz kritik bir eşiğin altına düşmemiş olsa da üretimdeki bu geri çekilme, piyasalarda kıtlık ve tedarik krizine dair beklentileri canlı tutuyor.
Gübre Piyasasında Zirveden Dönüş Ama Riskler Geçmedi
Gıda üretiminin en önemli girdilerinden biri olan gübre piyasasında ise karışık bir seyir izleniyor. Yılın ikinci çeyreğinde gördüğü rekor seviyelerden bir miktar gerileyen küresel gübre fiyat endeksi, ağustos ayında yüzde 1,9 düşüşle 146,4 puana geriledi. Özellikle üre fiyatlarında yaşanan yüzde 13,9’luk düşüş, Orta Doğu’daki ilk arz korkularının yatışması ve alternatif üretici ülkelerin pazardaki payını artırmasıyla sağlandı.
Ancak bu düşüşe rağmen diamonyum fosfat (DAP) ve fosfat kayası gibi hayati ham maddelerin fiyat artışı sürdü. Dünya Bankası değerlendirmelerine göre, Orta Doğu krizinin enerji koridorlarına yansıması sebebiyle gübre fiyatlarının genel toplamda yüksek kalması ve çiftçilerin gübreye erişilebilirliğinin 2022 yılından bu yana görülen en kısıtlı seviyeye inmesi bekleniyor. Yüksek enerji giderleri ve stratejik deniz boğazlarındaki lojistik krizler devam ettiği sürece, küresel gıda fiyatlarının önümüzdeki dönemde de yukarı yönlü hareket etme riski geçerliliğini koruyor.