Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD), 2025 yılına ilişkin sektörel değerlendirmelerini açıkladı. Sektör, 2025’i yaklaşık 2,5 milyon ton ve 5 milyar metrekarelik ambalaj sevkiyatıyla tamamlayarak hem iç pazarın taleplerini karşıladı hem de tedarik zincirindeki stratejik konumunu korudu.
2025 Performansı ve Tedarik Zincirindeki Rol
OMÜD Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Arslan, sektörün zorlu ekonomik koşullara rağmen performansını sürdürdüğünü belirtti. Türkiye ambalaj sanayisinin yaklaşık üçte birini oluşturan oluklu mukavva sektörü, özellikle talepte yaşanan dalgalanmalara ve ihracat pazarlarındaki belirsizliklere rağmen üretim dengesini korudu. Arslan, bu durumun sektörün adaptasyon kabiliyeti ve güçlü altyapısının bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Sektörün Avrupa’daki Konumu ve İstikrarı
Arslan, sektörün Avrupa’nın en büyük beşinci pazarı olduğunu belirterek, 2025’te elde edilen üretim ve sevkiyat rakamlarının sektörün dayanıklılık ve istikrar göstergesi olduğunu vurguladı. Küresel enflasyon ve jeopolitik riskler gibi dışsal faktörlere rağmen sektör, üretim ve tüketim dengelerini korumayı başardı.
2026 Büyüme Beklentisi
2026 yılı için sektörün yaklaşık yüzde 3-5 büyüme kaydetmesi öngörülüyor. Bu büyümenin hem üretim hacimlerine hem de kişi başına tüketim rakamlarına yansıması bekleniyor. Arslan, sektörün 2025 sonu itibarıyla 8 bin 500 çalışanı, 25 bin kişilik toplam istihdama etkisi ve yaklaşık 100 bin kişilik dolaylı istihdam etkisi ile ekonomide önemli bir rol oynadığını söyledi.
Sürdürülebilirlik ve Yeşil Dönüşüm
Sektörün öncelikli gündem maddeleri arasında sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm yer alıyor. Arslan, Avrupa Birliği normlarına uyum ve döngüsel ekonomi, ambalajda önleme ve optimizasyon çalışmalarının sektörün doğasıyla örtüştüğünü belirtti. Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sayesinde iklim politikalarına yön veren bir konumda bulunmasının, sektörün yeşil dönüşüm sürecini hızlandıracağını ifade etti.
Yeni Fırsat Alanları
Oluklu mukavva ambalajın düşük karbon ayak izi ve yüksek geri dönüşüm oranı, sektöre avantaj sağlıyor. Arslan, bu avantajın etkin kullanımıyla sektör için yeni fırsat alanları oluşturulacağını ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda geleceğe hazırlık çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.