Küresel enerji piyasalarında fiyatların yukarı yönlü hareketinde Orta Doğu’daki gelişmeler belirleyici oluyor. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmanın tırmanması, özellikle petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzına yönelik risk algısını artırdı.
Piyasalarda özellikle küresel petrol ve LNG sevkiyatının yaklaşık beşte birinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı üzerinden yapılacak taşımacılığın akıbetine ilişkin endişeler öne çıkıyor. Bölgedeki güvenlik riskleri, enerji koridorlarının güvenliği konusunda uluslararası piyasalarda yakından takip ediliyor.
ABD’den Hürmüz Boğazı Açıklaması
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin küresel ticaret ve enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilecek yeni adımlar açıklayacağını bildirdi. Bessent, Basra Körfezi’nde petrol sevkiyatının devam etmesini sağlamak amacıyla çeşitli önlemler alınacağını ifade etti.
Bölgedeki jeopolitik gerilimlerin enerji koridorlarını tehdit etmesine izin vermeyeceklerini belirten Bessent, küresel petrol taşımacılığının kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı için ABD yönetiminin hazırlıklı olduğunu dile getirdi.
Bessent açıklamasında, ihtiyaç duyulması halinde ABD Donanması’nın petrol tankerlerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla aktif görev alabileceğini belirtti. Ayrıca deniz trafiğinin kesintiye uğramaması için ilk somut adımın atıldığını ve ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kuruluşunun (DFC), Basra Körfezi’nde faaliyet gösteren ham petrol taşıyıcıları ve kargo gemileri için siyasi risk sigortası sağlamaya başladığını duyurdu.
Fitch: Hürmüz Boğazı’nın Kapanması Geçici Olabilir
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise İran’a yönelik saldırıların ardından petrol fiyatlarında görülen artışın önemli nedenlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasının muhtemelen geçici olacağını bildirdi.
Fitch’e göre, boğazın küresel ekonomi açısından taşıdığı hayati önem nedeniyle böyle bir durumun uzun süre devam etmesi beklenmiyor. Kuruluş ayrıca küresel petrol piyasasında bulunan arz fazlasının, fiyatlardaki yükselişi sınırlayabilecek unsurlar arasında yer aldığını belirtti.
Bununla birlikte İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırıları ve ABD’nin askeri hamlelerinin devam etmesiyle bölgedeki gerilimin sürmesi, petrol piyasalarında arz endişelerini canlı tutarak fiyatların yukarı yönlü hareketini destekleyen faktörler arasında gösteriliyor.
ABD Petrol Stoklarındaki Artış Fiyatları Baskılıyor
Petrol fiyatlarını etkileyen bir diğer unsur ise ABD’de açıklanan petrol stok verileri oldu. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkedeki ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 3 milyon 500 bin varil artarak 439 milyon 300 bin varil seviyesine ulaştığını açıkladı. Piyasa beklentisi stokların yaklaşık 3 milyon varil artması yönündeydi.
Ticari stoklara dahil olmayan stratejik ham petrol stoklarının ise 415 milyon 400 bin varil seviyesinde sabit kaldığı bildirildi. Aynı dönemde ABD’nin benzin stoklarının yaklaşık 1 milyon 700 bin varil azalarak 253 milyon 100 bin varile gerilediği kaydedildi.
ABD’nin günlük ham petrol üretiminin de 21-27 Şubat haftasında 6 bin varil azalarak 13 milyon 696 bin varile düştüğü açıklandı.
Petrol Fiyatlarında Teknik Seviyeler
Petrol piyasalarında teknik analizlere göre Brent petrolde 85,28 dolar seviyesinin direnç, 62,12 dolar seviyesinin ise destek noktası olarak izlenebileceği ifade ediliyor. Bu seviyeler, piyasalarda fiyat hareketlerinin değerlendirilmesinde takip edilen teknik göstergeler arasında yer alıyor.