Küresel piyasalarda gözler bir süredir emtia fiyatlarını yukarı tırmandıran Orta Doğu eksenli jeopolitik risklerdeydi. ABD ve İran arasında sağlanan diplomatik mutabakat zaptı, küresel tedarik zincirindeki arz endişelerini azaltarak endüstriyel metallerde sert düşüşleri beraberinde getirdi. Bu hareketlilikten en çok etkilenen emtia ise otomotiv sanayisinin can damarı olan alüminyum oldu.
Haziran ayı başında Londra Metal Borsası'nda (LME) 3.734 dolarla son 4 yılın zirvesini gören alüminyumun ton fiyatı, gerilimin yatışmasıyla yüzde 9,3 değer kaybederek 3.386 dolara kadar çekildi. Ancak uzmanlar, bu düşüşün otomotiv üretim maliyetlerine ve nihai araç fiyatlarına yansımasının hemen gerçekleşmeyeceği görüşünde.
"Bu Bir Trend Değişimi Değil, Düzeltme Hareketi"
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, Körfez bölgesinin dünya alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 8'ini sırtladığına dikkat çekerek, risk priminin azalmasının fiyatları rahatlattığını belirtti. Ancak Ergezen, bu geri çekilmenin kalıcı bir düşüş trendine evrilmesinin zor olduğunu vurguladı:
"Alüminyum fiyatlarındaki düşüşü bir trend değişiminden ziyade düzeltme hareketi olarak görmeliyiz. Çin'deki kapasite sınırları arzı kısıtlarken; elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve altyapı yatırımları talebi diri tutuyor. Özellikle Çin'de elektrikli araç sektöründeki agresif büyüme, alüminyum talebini yukarı yönlü desteklemeye devam edecek. Önümüzdeki süreçte faiz politikaları fiyatları bir süre yatay bantta tutabilir ancak genel makro trend yukarıyı göstermeye devam ediyor."
Otomotiv Devleri İçin "Gecikmeli" İyimserlik
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman ise madalyonun üretici tarafına ışık tuttu. Otomobil üreticilerinin emtia tedarikini genellikle uzun vadeli ve sabit fiyatlı "vadeli sözleşmelerle" (hedge) yönettiğini hatırlatan Luman, spot piyasadaki düşüşün etkilerinin fabrikalara zamanla yansıyacağını ifade etti. Luman, "Bugün alüminyumun ucuzlaması maliyetleri anında aşağı çekmez, etki gecikmeli olur. Yine de bu gevşeme üreticilerin kar marjları için uzun vadede kesinlikle can suyu olacaktır" dedi.
İçten Yanmalı ve Hibrit Araçlara Gün Doğdu
Jeopolitik yumuşamanın sadece alüminyum değil petrol fiyatlarını da baskıladığını belirten Rico Luman, bu durumun tüketici tercihlerini değiştirebileceğine değindi. Akaryakıt fiyatlarının gerilemesinin, elektrikli araçların yüksek maliyetleri ve kısıtlamalarından çekinen orta sınıf tüketicileri yeniden içten yanmalı motorlu (İYM) ve hibrit araçlara yönlendirebileceğini savunan Luman, şu analizi paylaştı:
"Avrupa otomotiv endüstrisi, küresel ölçekte içten yanmalı motorlarda hala çok güçlü ve en yüksek karlarını bu segmentten elde ediyor. Akaryakıt, alüminyum, plastik ve kauçuk gibi girdi maliyetlerinin düşmesi, kısa vadede bu geleneksel araçların rekabetçiliğini artıracaktır. Ayrıca bölgede sağlanacak kalıcı bir barış ortamı, son yıllarda hızla büyüyen Orta Doğu otomobil pazarında da satışları yeniden canlandıracaktır."