Şanlıurfa’nın mutfak kültürünün dünyaca ünlü tescilli simgesi olan taze isot, hasat dönemiyle birlikte yoğun bir ilgiyle karşılaşıyor. Kış hazırlıkları kapsamında, tarlalardan toplanan tamamen yerli isotlar, pazar tezgahlarını süslemeye başladı. Bu yıl, hem kalitesi hem de uygun fiyatıyla üreticilerin ve tüketicilerin yüzünü güldüren isot, Şanlıurfa'nın gastronomi alanındaki yerini bir kez daha pekiştiriyor.
Suruç Ovası’ndan pazara taşınıyor
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında suyla buluşan Suruç Ovası’nda yetişen isotlar, sabahın erken saatlerinde elle toplanıyor. Toplanan isotlar, kent merkezindeki ve çevre ilçelerdeki sebze pazarlarına ulaştırılıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği isotun kilogram fiyatı ise 20 ile 30 lira arasında değişim gösteriyor.
Emek dolu bir dönüşüm süreci
Pazardan evlere taşınan isotlar, Şanlıurfalı kadınların emeğiyle yemeklik hale getiriliyor. Onlar, isotun ekiminden, toplanmasına ve temizlenmesine kadar tüm aşamalarda aktif rol alıyor. Toplanan biberler önce yıkanıyor, ardından sap ve tohumlarından ayrılıyor. Kurumak için güneşte serilen biberler, sonrasında zeytinyağı ile harmanlanarak özel makinelerde işleniyor. Eşsiz aroması ile pul biber haline getirilen ürünler, kış aylarında yemeklere ve çiğ köfteye lezzet katmak amacıyla kavanozlarda depolanıyor.
İbrahim Halil Eşsiz, ekimden hasada kadar 5 ay süren yoğun bir bakım süreci geçirdiklerini ifade ederken, Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin, bu yıl ekim alanında geçen yıla göre yüzde 30’luk bir düşüş yaşandığını vurguladı. Şanlıurfa’da 18 bin 900 dekarlık alanda yapılan isot ekimi, toplamda 200 bin ton rekolte ile sonuçlanıyor. Bilgin, "İsot, hem Şanlıurfa hem de ülke ekonomisi açısından son derece önemli bir konumda" dedi.

Tarlalardan sofralara acı yolculuk başladı