Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen bölgesel istişare toplantısında, Selendi’nin tarımsal kalkınmasının önündeki en büyük engel olan gölet eksikliği masaya yatırıldı.
Salihli, Kula ve Selendi arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen geleneksel istişare toplantısı, bölgenin kronikleşen sorunlarına çözüm arayışına sahne oldu. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Salonu’nda bir araya gelen oda başkanları ve sektör temsilcileri, özellikle Selendi’nin tarım ve hayvancılık potansiyelini kısıtlayan sulama altyapısı sorununu gündemin ilk sırasına taşıdı.
Bölgesel kalkınma için kritik hamleler
Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, 2016 yılından bu yana sürdürülen dayanışma modelinin, Kula leblebisinin tescillenmesi ve Selendi’ye SGK birimi kazandırılması gibi somut başarılar getirdiğini hatırlattı. Yüksel, Kula Karma Organize Sanayi Bölgesi’nin tamamlanmasının bölgeye yatırımcı çekmek adına hayati önem taşıdığını belirterek, yerel ekonominin ancak bu tür büyük ölçekli projelerle şahlanabileceğini ifade etti.
Sulama yatırımları hayati önem taşıyor
Toplantıda söz alan Selendi Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız, ilçenin tarımsal üretimde yaşadığı tıkanıklığı çarpıcı verilerle ortaya koydu. Çevre ilçelerde sulama imkanlarının gelişmiş olmasına rağmen Selendi’nin bu olanaklardan mahrum kalmasının büyük bir haksızlık olduğunu vurgulayan Akyıldız, gölet projelerinin hayata geçirilmesiyle birlikte hem tarımsal verimin artacağını hem de hayvancılığın bölge için sürdürülebilir bir gelir kapısı haline geleceğini belirtti.
Esnafın finansman ve eleman arayışı
Ekonomik gündemin diğer başlıklarında ise esnafın yaşadığı zorluklar öne çıktı. Kula Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aytekin Şadan ve Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ali Yiğen, yüksek maliyetler ve finansmana erişimdeki engellerin ticari faaliyetleri zorladığını dile getirdi. Ayrıca, bölgedeki işletmelerin ortak sorunu olan kalifiye eleman ve çırak bulma sıkıntısı, toplantıda çözüm bekleyen diğer önemli konu başlıkları olarak kayıtlara geçti.
Ortak markalaşma ve turizm vizyonu
Katılımcılar, ceviz ve badem gibi bölgeye özgü ürünlerin markalaşması gerektiği konusunda fikir birliğine vardı. Tarımsal üretimin yanı sıra turizm potansiyelinin de değerlendirilmesi gerektiğini savunan temsilciler, konaklama ve yeme-içme sektörüne yapılacak yatırımların, bölge ekonomisini çeşitlendirecek en önemli unsurlar olduğunu vurguladı.