Mustafa Nuri Çomu, sanayide sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, Sunar Yatırım’ın 2027 yılına kadar tüm elektrik ihtiyacını güneş enerjisiyle karşılayacağını açıkladı.
Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşlarından Sunar Yatırım, üretim süreçlerini tamamen dönüştürerek küresel ölçekte bir biyoendüstri oyuncusu olma yolunda ilerliyor. Yeşil İş Platformu tarafından düzenlenen konferansta konuşan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şirketin 1974’ten bu yana süregelen üretim serüvenini, döngüsel ekonomi ve düşük karbon hedefleriyle yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.
Gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi geniş bir yelpazede katma değerli üretim yaptıklarını vurgulayan Çomu, tarımsal hammaddelerin en verimli şekilde işlenmesinin temel stratejileri olduğunu belirtti.
Enerjide tam bağımsızlık hedefi
Sürdürülebilirlik stratejilerini enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon salınımının azaltılması üzerine kuran Sunar Yatırım, güneş enerjisi yatırımlarıyla dikkat çekiyor. 41,5 MWp kurulu güce ulaşan güneş enerjisi santralleri sayesinde şirket, 2025 yılı itibarıyla elektrik tüketiminin yarısını yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya başladı.
Şirketin yol haritası oldukça net: 2027 yılına kadar tüm üretim tesislerinin elektriğini tamamen kendi güneş enerjisi santrallerinden karşılamak. Aynı zamanda karbon ayak izini 2030 yılına kadar yüzde 75 oranında düşürmeyi hedefleyen grup, su geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi projelerle de kaynak verimliliğini en üst düzeye taşıyor.
Biyoplastikte sanayi odaklı çözüm
Plastik kirliliğine karşı biyobozunur biyopolimer çözümlerine odaklanan Sunar NP, geliştirdiği W-Natural ürün grubuyla sanayide yeni bir standart belirliyor. Çomu, bu teknolojiyi sadece çevresel bir katkı olarak değil, mevcut üretim hatlarına entegre edilebilir stratejik bir dönüşüm aracı olarak gördüklerini dile getirdi.
Biyoplastiklerin 90 ila 180 gün arasında doğada çözünerek mikroplastik sorununu ortadan kaldırdığını belirten Çomu, "Geleceğin üretim standartlarını, sanayinin ihtiyaçlarıyla uyumlu, ölçeklenebilir ve çevre dostu teknolojiler belirleyecek" diyerek, sektördeki dönüşümün kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.