Türkiye’nin un ihracatında dengeler değişti. IAOM Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy’un açıkladığı son veriler, özellikle Suriye’ye un ihracatında dikkat çeken bir sıçramaya işaret etti. Irak pazarındaki sert daralmaya rağmen Suriye ile artan ticaret, sektörde yeni bir dönemin kapısını araladı. 2025 yılı ihracat rakamları ve buğday üretimi beklentileri ise 2026 için umut verdi.
Suriye’ye un ihracatında rekor artış ne kadar oldu?
Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik un satışlarında tarihi bir yükseliş yaşandığını açıkladı. Buna göre 2024 yılında 310 bin ton seviyelerinde olan ihracat, 2025’te yüzde 110 artarak 650 bin tona çıktı.
Aylık bazda 20-30 bin ton seviyesinde gerçekleşen sevkiyatların 60-70 bin ton bandına yükselmesi, artışın sürdürülebilir bir ivmeye dönüştüğünü gösterdi. Ocak ayında tek başına 52 bin tonluk ihracat yapılması, yılın güçlü başladığını ortaya koydu.
Bu tabloyla birlikte, Türkiye’nin un ihracatında uzun yıllar ilk sırada yer alan Irak’ın yerini Suriye aldı. Sektör temsilcileri, Güneydoğu Anadolu’daki üreticilerin Suriye pazarına adeta şehirlerarası ticaret kolaylığıyla ürün göndermesinin bu artışta etkili olduğunu belirtiyor.
Türkiye’nin 2025 un ihracatı ne kadar oldu?
Türkiye, yıllık 32 milyon tonluk kurulu üretim kapasitesine rağmen yaklaşık 15 milyon ton fiili un üretimi gerçekleştiriyor. Küresel un ticaretinden yüzde 23 pay alan Türkiye, son 10 yıldır dünya un ihracat şampiyonu konumunda bulunuyor.
Ancak 2025 yılı ihracat verileri, bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Önceki yıllarda 3 milyon tonun üzerinde seyreden toplam un ihracatı, zirai don, kuraklık ve buğday ithalatındaki düzenlemelerin etkisiyle 2,4 milyon tona geriledi.
En büyük düşüş Irak pazarında yaşandı. 2024’te 920 bin ton olan Irak’a un ihracatı, 2025’te 360 bin tona kadar indi. Bu sert gerileme, sektörün toplam ihracat performansını aşağı çekti. Ancak Suriye pazarındaki güçlü artış, kaybın önemli bir bölümünü telafi etti.
Sektör temsilcileri, pazar çeşitliliğinin önemine dikkat çekerken, bölgesel ticaret kanallarının güçlendirilmesinin ihracat açısından kritik rol oynadığını vurguluyor.
Irak’ın yerini Suriye mi aldı?
Yaklaşık 20 yıldır Türkiye’nin un ihracatında birinci sırada yer alan Irak, 2025 itibarıyla bu konumunu Suriye’ye kaptırdı. Irak’ta yaşanan ekonomik ve ticari daralma, ithalat hacmini ciddi ölçüde azalttı.
Buna karşılık Suriye’de yeniden yapılanma süreci ve artan gıda talebi, Türkiye için önemli bir fırsat oluşturdu. Türkiye sadece un değil, genel gıda tedarikinde de Suriye’nin en güçlü partnerlerinden biri haline geldi.
Uzmanlar, coğrafi yakınlık ve lojistik avantajların Türkiye’yi bu pazarda öne çıkardığını belirtiyor. Özellikle sınır illerindeki üreticiler için Suriye pazarı, hızlı ve düşük maliyetli sevkiyat imkânı sunuyor.
Buğday üretimi 2026’da artacak mı, beklenti ne yönde?
Un ihracatındaki dalgalanmaların temel belirleyicilerinden biri de buğday üretimi. 2025 yılında kuraklık ve düşük yağış nedeniyle buğday rekoltesinde düşüş yaşandı. Bu durum hem maliyetleri hem de ihracat miktarını etkiledi.
Ancak 2026 için tablo daha iyimser. Ocak ve şubat aylarında gerçekleşen yağışlar, topraktaki nem oranını geçen yıla göre yüzde 30 artırdı. Sektör temsilcileri, yağışların mevsim normallerinde devam etmesi halinde buğday üretiminin en az yüzde 20 artarak 20 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyor.
Olumlu hava koşullarının sürmesi halinde üretimin, üç yıl önce kaydedilen 22,5 milyon tonluk rekora yaklaşabileceği ifade ediliyor. Bu artışın gerçekleşmesi durumunda, Türkiye’nin hem iç piyasada rahatlaması hem de un ihracatında yeniden 3 milyon ton seviyesini zorlaması mümkün görülüyor.
Türkiye’nin küresel un ticaretindeki konumu nasıl etkilenir?
Türkiye’nin dünya un ticaretindeki liderliği, son 10 yılda istikrarlı bir şekilde devam etti. Küresel pazardan aldığı yüzde 23’lük pay, sektördeki güçlü üretim altyapısını ve rekabet avantajını ortaya koyuyor.
Suriye’ye un ihracatında yaşanan rekor artış, bölgesel pazarlardaki etkinliğin sürdüğünü gösterirken; buğday üretimi beklentilerindeki yükseliş de 2026 için ihracat umutlarını artırdı. Irak pazarındaki daralmaya rağmen yeni ticaret dengeleri, Türkiye’nin un ihracatında yön değiştirdiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde yağış rejimi, küresel tahıl fiyatları ve bölgesel siyasi gelişmeler, hem 2025 un ihracatı performansının telafisini hem de 2026’daki büyüme potansiyelini belirleyecek. Mevcut veriler ise Türkiye’nin un ve buğday temelli gıda ticaretinde güçlü konumunu koruyacağına işaret ediyor.