Küresel emtia piyasalarında haftalardır baskı altında kalan ons altın, ABD ekonomisinden gelen son makroekonomik verilerin ardından güçlü bir geri dönüşe imza attı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakın vadedeki sıkılaşma politikasını esnetebileceğine yönelik beklentilerin artmasıyla birlikte, değerli metal haftalık bazda yüzde 2,5 oranında değer kazandı. Bu yükselişle birlikte ons fiyatı 4 bin 175 dolara ulaşarak son 5 haftanın en yüksek performansını kaydetti ve yatırımcısına nefes aldırdı.
ABD İstihdam Verilerinde Beklentilerin Altında Kalan Performans
Altın fiyatlarındaki bu yukarı yönlü ivmenin birincil tetikleyicisi, ABD'de açıklanan haziran ayı tarım dışı istihdam verileri oldu. Piyasa beklentilerinin oldukça gerisinde kalan istihdam artışı, haziranda yalnızca 57 bin kişi olarak gerçekleşti. Sektörel bazda incelendiğinde; profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ile sağlık alanlarında istihdam yukarı yönlü eğilimini korurken, eğlence ve konaklama sektöründe ciddi istihdam kayıpları yaşandığı görüldü.
Geçmiş dönem verilerindeki aşağı yönlü revizyonlar da ekonomik yavaşlama sinyallerini destekledi. Buna göre, nisan ayındaki istihdam artışı 179 binden 148 bine, mayıs ayı verisi ise 172 binden 129 bine çekildi. Öte yandan, ABD'de işsizlik oranı haziran ayında sürpriz bir şekilde yüzde 4,2'ye geriledi. Piyasa uzmanları işsizliğin yüzde 4,3 seviyesinde sabit kalmasını bekliyordu. Ortaya çıkan bu tablo, Fed’in önümüzdeki dönemde faiz patikasında daha esnek hareket edebileceği algısını güçlendirerek dolar talebini zayıflattı ve altın fiyatlarını doğrudan destekledi.
Risk İştahındaki Değişim ve Jeopolitik Dengeler
Altın fiyatlarındaki toparlanmada yalnızca istihdam verileri değil, küresel risk iştahındaki dönüşüm de etkili oldu. Özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin bir miktar yatışması ve petrol fiyatlarının savaş öncesi normal seviyelerine geri çekilmesi, küresel enflasyon endişelerini hafifletti. Eş zamanlı olarak küresel borsalarda, özellikle de teknoloji hisselerinde yaşanan sert satış dalgası, yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşarak güvenli liman niteliğindeki altına yönelmesini hızlandırdı.
Yılın ilk yarısında, jeopolitik risklerin tetiklediği enflasyonist endişeler ve Fed’e yönelik "şahin" beklentiler nedeniyle ons altın yüzde 7,1 oranında değer kaybetmişti. Emtiadaki bu son hareketlilik, ilk yarıyıldaki kayıpların ardından gelen ilk güçlü haftalık toparlanma olarak kayıtlara geçti.
Uzman Gözüyle: "Yükselişin Devamı Doların Zayıflamasına Bağlı"
Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, ABD'den gelen zayıf istihdam verilerinin doların küresel piyasalardaki hakimiyetini sınırladığını belirtti. Waterer, "100 bin barajının altında kalan tarım dışı istihdam artışı, Fed'in faiz artırma konusundaki aciliyetini ortadan kaldırdı ve bu durum getiri arayışındaki yatırımcıyı altına yöneltti. Ayrıca petrol fiyatlarındaki düşük seyir de enflasyon beklentilerini dizginleyerek altına zemin hazırladı" ifadelerini kullandı. Değerli metalin henüz yılın başındaki agresif ivmesini tamamen yakalayamadığını hatırlatan Waterer, yükseliş trendinin süreklilik kazanabilmesi için dolar endeksindeki değer kaybının derinleşmesi gerektiğinin altını çizdi.