Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, tarımın stratejik önemine dikkat çekerek, sektördeki her türlü zayıflamanın sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve milli bir güvenlik sorunu doğuracağını vurguladı.
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs ayı meclis toplantısında konuşan Ali Çandır, tarım sektörünün günümüz dünyasındaki değişen rolünü masaya yatırdı. Çandır, tarımı sadece bir ticari faaliyet olarak değil, gıda arz güvenliğinin ve stratejik bağımsızlığın anahtarı olarak tanımladı.
Üretim maliyetlerindeki kontrolsüz yükselişin üretici refahını baskıladığını belirten Çandır, tarımsal ekonominin dirençli hale getirilmesi için yapısal reformların şart olduğunu dile getirdi.
Finansman ve kur baskısı sektörü zorluyor
Çandır, üreticilerin ve ihracatçıların yaşadığı temel sorunlara değinerek, tarımsal kredi limitlerinin güncel maliyetler doğrultusunda güncellenmesi gerektiğini ifade etti. İhracat tarafında ise rekabet gücünü zayıflatan kur politikalarının, üreticinin elini kolunu bağladığını belirten Çandır, daha öngörülebilir bir kur yapısına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.
COP31 bir dönüşüm fırsatı olarak görülmeli
Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 organizasyonuna dair beklentilerini paylaşan Çandır, bu etkinliğin sadece birkaç günlük bir toplantıdan ibaret kalmaması gerektiğini savundu. Çandır, Antalya’nın bu süreci; yeşil alanlarını genişletmek, su verimliliğini artırmak ve çevresel altyapısını güçlendirmek adına bir "dönüşüm fırsatı" olarak değerlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.
Hasat dönemi ve beklentiler
Bu yıl yağışların mevsiminde gerçekleşmesinin hububat ve meyve rekoltesinde olumlu bir beklenti yarattığını belirten Çandır, geçen yıl yaşanan don olaylarının aksine, bu sezon daha dengeli bir arz dönemi beklediklerini ifade etti.
Sektörel analiz toplantılarında öne çıkan konulara da değinen Çandır, özellikle genç nüfusun tarımdan uzaklaşması ve artan iş gücü maliyetlerinin, hayvancılık ve bitkisel üretimde sürdürülebilirlik için ciddi bir risk oluşturduğunu hatırlattı. Çandır, üreticiyi koruyan ve teknoloji odaklı bir tarım vizyonunun, Türkiye’nin geleceği için en büyük öncelik olması gerektiğini sözlerine ekledi.