Yağışların etkisiyle verim artışı beklenen Antalya’da, üreticiler hasat öncesi hazırlıklarını tamamlarken sektör temsilcileri destekleme politikalarının güncellenmesi çağrısında bulundu.
Antalya Ticaret Borsası (ATB), hububat sezonunun kritik döneminde sektör paydaşlarını bir araya getirerek 2026 yılı beklentilerini masaya yatırdı. Bölgedeki yağışların tarımsal üretime olumlu yansıdığına dikkat çeken uzmanlar, buğday rekoltesinde yüzde 25 oranında bir artış öngörüyor. Ancak yüksek verimin fiyat dengesi üzerindeki olası etkileri, üreticinin korunması adına şimdiden planlama yapılmasını zorunlu kılıyor.
Maliyetler ve destekleme arayışı
Toplantıda söz alan Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, tarımsal girdilerdeki artışın çiftçiyi zorladığını belirterek, mevcut desteklerin yetersiz kaldığını savundu. Alp, "Devletin varlığı güvencemizdir ancak çiftçinin emeği olmadan üretim sürdürülemez. Desteklerin fatura ve ürün bazlı sisteme geçirilmesi, üreticinin tarlada kalmasını sağlayacaktır" ifadelerini kullandı.
Verimi artırmanın anahtarı: Teknik tarım
ATB temsilcileri ve uzmanlar, sadece yağışın değil, doğru tarım tekniklerinin de verimliliği doğrudan etkilediğini vurguladı. Sertifikalı tohum kullanımı, bilinçli gübreleme ve zamanında yapılan ilaçlamanın verimi yüzde 20 oranında artırabileceği belirtildi. Ayrıca, dron teknolojilerinin tarımsal faaliyetlere entegre edilmesinin, hastalık yönetimi ve iş gücü verimliliği açısından kritik önem taşıdığı kaydedildi.
Anız yakımında olumlu tablo
Geçmiş yılların kronik sorunu olan anız yakma alışkanlığının büyük ölçüde azaldığına dikkat çeken sektör temsilcileri, bu konuda toplumsal farkındalığın arttığını belirtti. Hasat döneminde biçerdöver kaynaklı sorunların yaşanmaması için ise zamanlamanın önemine vurgu yapıldı.
Stratejik çözüm önerileri
Toplantı sonucunda, Antalya tarımının geleceği için bir yol haritası belirlendi. Özellikle Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) erken fiyat açıklaması ve bölgesel alım noktalarını artırması, üreticinin pazarlama sürecindeki mağduriyetini giderecek en önemli adım olarak öne çıktı. Ayrıca, "Antalya Buğdayını Arıyor" gibi bölgesel projelerin yeniden canlandırılması ve yerel tohum çeşitlerinin geliştirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. Uzmanlar, öngörülebilir bir destekleme mekanizmasının kurulmasıyla Türkiye’nin buğday üretiminde çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceğini ifade etti.