Çeşitli bölgelerde ve yerleşim alanlarında üst üste gelen dev çekirge ihbarları, "Mahsullerimiz elden mi gidiyor?" endişesini beraberinde getirdi. Çiftçiler ve vatandaşlar arasında kısa sürede yayılan panik havasına karşın ziraat uzmanları sahadan gelen verileri paylaştı. Yapılan kapsamlı incelemeler, tespit edilen iri yapılı çekirgelerin iddia edildiği gibi yıkıcı bir istila türü olmadığını, aksine doğadaki dengeyi sağlayan faydalı canlılar olduğunu ortaya koydu.
Yüzlerce Tür Var: Her İri Çekirge İstilacı Anlamına Gelmiyor
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, coğrafyamızda yüzlerce farklı çekirge türünün barındığına ve bunların tamamının zararlı kategorisinde yer almadığına dikkat çekti. Görülen dev çekirgelerin tarımsal üretime darbe vuracak nitelikte olmadığını ifade eden Kiraz, sahadaki anlık takiplerin kesintisiz sürdüğünü vurguladı. Mevsimsel şartlar ve Tarım ve Orman Bakanlığının koordineli çalışmaları sayesinde bölgesel risklerin hiçbir zaman kriz boyutuna ulaşmayacağının altını çizdi.

Mahsulü Yok Etmiyor, Aksine Zararlı Böcekleri Yiyorlar
İhbarların yoğunlaştığı bölgelerde Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ekipleriyle birlikte araştırmalar yürüten Ziraat Mühendisi Prof. Dr. Enver Durmuşoğlu da korkulacak bir durumun bulunmadığını açıkladı. Yerleşim yerlerinde veya bina çevrelerinde rastlanan iri çekirgelerin büyük çoğunluğunun avcı türler olduğunu belirten Durmuşoğlu, bu canlıların tarladaki ürünü yemek yerine tarıma zarar veren diğer böceklerle beslendiğini dile getirdi. Yani sanılanın aksine, bu dev türler çiftçinin doğal müttefiki konumunda bulunuyor.
Türkiye Çöl Çekirgesi Tehlikesi Altında Mı?
Sürü halinde hareket ederek saatler içinde hektarlarca tarım arazisini kurutan asıl tehlikenin "çöl çekirgeleri" olduğuna değinen uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi konumu ve iklim yapısı gereği bu tür bir istilaya geçit vermediğini hatırlattı. Ülkemizde en son 1985 yılında rastlanan çöl çekirgelerinin kalıcı bir tehdit oluşturmadığı belirtilirken, sahadaki gözlemlerde bu türden yıkıcı sürülere kesinlikle rastlanmadığı kaydedildi.
Bakanlık Ekipleri Kış Aylarından Beri Sahada
Tarımsal üretimi güvence altına almak adına riskli alanların kış ve erken bahar döneminden itibaren mercek altına alındığını vurgulayan yetkililer, yumurtlama sahalarının önceden tespit edildiğini ifade etti. İhtiyaç duyulan noktalarda zamanında yapılan baskılama ve ilaçlama çalışmaları sayesinde popülasyonun kontrol altında tutulduğu, çiftçilerin ya da vatandaşların endişe etmesini gerektirecek bir tablonun bulunmadığı bildirildi.