Aydın’ın bereketli topraklarında yetişen ve "yeşil elmas" olarak adlandırılan enginar, yoğun bir emek sürecinin ardından Türkiye’nin dört bir yanındaki market raflarındaki yerini alıyor.
Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Gölhisar Mahallesi, mevsimin gelmesiyle birlikte hummalı bir çalışma temposuna sahne oluyor. Bölgenin iklimi ve toprak yapısının sağladığı yüksek kalite sayesinde üreticinin gözbebeği haline gelen enginar, sadece lezzetiyle değil, sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle de tüketicilerin öncelikli tercihi oluyor.
Zorlu Hasat Süreci ve Emek Yoğun Üretim
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan mesai, öğle saatlerine kadar aralıksız devam ediyor. Üreticiler, enginarın yılın neredeyse tamamında bakım gerektiren, kesiminden ayıklanmasına kadar her aşaması ciddi fiziksel güç isteyen bir ürün olduğunu vurguluyor. Tarlada çalışan işçiler, kadınların kesim, erkeklerin ise lojistik ve taşıma süreçlerini üstlendiği bu zorlu döngüde, bin ile bin 200 lira arasında değişen yevmiyelerle geçimlerini sağlıyor.
İthal Ürünlere Karşı Yerli Kalite Vurgusu
Üretici Mücahit Kibar, sezonun verimli geçtiğini ancak piyasadaki ithal ürünlerin haksız bir rekabet ortamı yarattığını belirtti. Kibar, "Mısır’dan gelen donuk ürünler, yerli enginarın kalitesine yaklaşamadığı halde fiyat algısını bozuyor. Ancak gerçek tüketicimiz, bizim ürünümüzün lezzetini ve kalitesini çok iyi biliyor" dedi. Soyulmuş enginarın toptan 35 TL, marketlerde ise 50 TL bandında alıcı bulduğu sektörde, çiftçiler ürünlerini taze, işlenmiş veya konserve olarak değerlendirerek ekonomiye kazandırıyor.
Madene Ulaşmak Gibi Bir Çaba
Enginarı, katmanları arasında saklı bir cevhere benzeten Kibar, ürünün değerini şu sözlerle özetliyor: "Enginarı bir elmas gibi düşünebilirsiniz. Onu tüketilebilir hale getirmek için yapraklarını tek tek açıp kılçıklarını temizlemeniz gerekiyor. Bu zahmetli süreç, ürünün neden bu kadar kıymetli olduğunu da açıklıyor."
Üretimden vazgeçmeyen çiftçiler, mazot, gübre ve sulama gibi temel girdi maliyetlerinde devletten daha fazla destek beklediklerini ifade ediyor. "Üretmeyen toplum tükenmeye mahkumdur" diyen üreticiler, tüm zorluklara rağmen Aydın’ın bereketini Türkiye’nin sofralarına taşımaya devam ediyor.