Emre Tezmen, Türkiye’nin risk algısının gerçek potansiyelin çok üzerinde fiyatlandığını belirterek, yatırımcıları yapısal reformlarla güçlenen yeni dönemi yakından incelemeye davet etti.
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Türkiye ekonomisinin geçirdiği dönüşümü ve uluslararası yatırımcılar için sunduğu yeni perspektifleri değerlendirdi. Yirmi yılı aşkın süredir Türkiye piyasalarında aktif bir oyuncu olarak yer alan Tezmen, ülkenin geçmişte yaşadığı tüm türbülanslara rağmen, pozisyonunu koruyan yatırımcıların her zaman kazançlı çıktığına dikkat çekti.
Piyasalardaki risk algısının, Türkiye’nin sunduğu somut fırsatların gölgesinde kaldığını savunan Tezmen, mevcut konjonktürün makroekonomik istikrar ve yasal düzenlemeler açısından oldukça net bir tablo çizdiğini ifade etti.
Ortodoks politikalara dönüş ve teşvikler
Türkiye’nin uyguladığı para politikası düzeltmelerini "yapısal bir bağlılık beyanı" olarak nitelendiren Tezmen, faiz oranlarındaki artışın negatif reel faiz dönemini kapattığını belirtti. Bu ekonomik disiplinin yanı sıra, yabancı sermayeyi cezbedecek yasal düzenlemelerin de devreye girdiğini hatırlatan Tezmen, özellikle ikamet etmeyen kişilere yönelik vergi muafiyetleri ve İstanbul Finans Merkezi’nin sunduğu avantajların, nitelikli iş gücü ve sermaye akışı için kritik birer kaldıraç olduğunu vurguladı.
İhracat odaklı üretimde rekabetçi maliyetler
İhracat yapan imalatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 12,5 seviyesine çekilmesini sadece bir vergi düzenlemesi olarak görmediğini belirten Tezmen, bu adımı sanayi sermayesinin maliyet yapısını küresel rekabete uygun şekilde yeniden konumlandıran stratejik bir hamle olarak tanımladı.
Stratejik konumun ötesinde bir üretim üssü
Türkiye’nin coğrafi avantajının, küresel tedarik zincirlerinin yeniden kurgulandığı bu dönemde çok daha stratejik bir anlam kazandığını belirten Tezmen, şu değerlendirmelerde bulundu:
Türkiye artık sadece bir geçiş noktası değil; derin bankacılık sistemi, kurumsal sermaye piyasaları ve güvenilir üretim altyapısıyla bölgesel bir cazibe merkezi konumunda. Özellikle Körfez fonlarının üretim kapasitesine ve kurumsal çerçeveye dayalı yeni yatırım arayışları, Türkiye’nin sunduğu kriterlerle tam bir örtüşme gösteriyor.
Yatırımcıya "doğru fiyatlama" çağrısı
Tezmen, Türkiye’nin genç nüfusu ve ihracat kapasitesinin, küresel sermayenin yeniden konumlandığı bu süreçte en büyük kozlar olduğunu belirtti. Riskleri yok saymadıklarını ancak bu risklerin artık doğru fiyatlanması gerektiğini ifade eden Tezmen, Türkiye’nin uzun vadeli perspektifte yatırımcılar için alışılmadık derecede net fırsatlar sunduğunun altını çizdi.