Türk Hava Yolları (THY), küresel havacılık sektöründeki lider konumunu Asya-Pasifik bölgesine odaklandığı yeni büyüme stratejisiyle pekiştiriyor. Geniş gövdeli uçak filosundaki gelişime paralel olarak hareket eden bayrak taşıyıcı, Doğu Asya, Güneydoğu Asya ve Okyanusya hatlarındaki uçuş frekanslarını önümüzdeki dönemde yüzde 15 ila 20 oranında artırmayı planlıyor. Şirketin en yüksek kârlılığa ulaştığı bölgelerin başında gelen Asya-Pasifik, yeni rotalar ve kapasite artışlarıyla öncelikli büyüme sahası olarak öne çıkıyor.
Nikkei Asia’ya değerlendirmelerde bulunan THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, özellikle Çin pazarındaki kapasite artış hedeflerinin öne çekildiğini belirtti. Pekin, Şanghay ve Guangzhou uçuşlarındaki frekans artışları hız kazanırken, Çin’e yönelik haftalık uçuş sayısı 42’ye yükseldi. Mevcut kotalar doğrultusunda bu sayının kısa sürede 49’a çıkarılması ve ağa Çengdu ile Urumçi gibi yeni merkezlerin eklenmesi hedefleniyor.
İstanbul Üzerinden Körfez Devlerine Alternatif Bağlantı Koridoru
Küresel transfer pazarındaki rekabette vites artıran THY, İstanbul’u Asya ile Avrupa, Afrika ve Latin Amerika arasında güçlü bir "ikinci koridor" haline getirmeyi hedefliyor. Özellikle Orta Doğu merkezli hava yolu şirketlerinin Asya-Avrupa hattındaki ağırlığına karşı hamle yapan şirket, stratejik noktalara günde birden fazla sefer düzenleyerek aktarmalı yolcu trafiğinden aldığı payı büyütmeyi amaçlıyor.
Bölgesel jeopolitik riskleri esnek kapasite yönetimiyle avantaja çeviren THY, dar gövdeli uçaklarını Orta Asya ve Avrupa hatlarına yönlendirirken; geniş gövdeli kargo ve yolcu uçaklarını Japonya, Çin, Avustralya, Tayland, Singapur ve Vietnam gibi yüksek talepli pazarlara kaydırdı. Bu esnek ağ yönetimi sayesinde yolcu ve kargo operasyonlarında onlarca yeni frekans eklenerek operasyonel verimlilik en üst seviyeye çıkarıldı.
Asya Gelirleri Avrupa’yı Geride Bıraktı
Hayata geçirilen stratejik hamleler, şirketin finansal tablolarına da doğrudan yansıdı. THY’nin ikinci çeyrek gelirleri yıllık bazda yüzde 20,5 artışla 7,2 milyar dolara ulaşırken, ilk yarı toplam geliri 13,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bu dönemde Asya hatlarının toplam gelir içerisindeki payı yüzde 32’ye ulaşarak, yüzde 27 paya sahip olan Avrupa pazarını ilk kez geride bıraktı. Yolcu trafiğinde de Asya’nın payı artış gösterdi.
Bölgesel bazda incelendiğinde, THY üzerinden gerçekleşen Afrika-Asya yolcu trafiğinde yüzde 70, Doğu Avrupa-Asya hattında ise yüzde 40’lık belirgin bir artış kaydedildi. Ayrıca Rus hava sahasının kullanılabilmesi, Doğu-Batı rotalarında THY’ye uçuş süresi ve yakıt maliyeti açısından önemli bir rekabet avantajı sağlamaya devam ediyor.
Avustralya’ya Aktarmasız Uçuşlar ve Küresel Ortaklık Fırsatları
THY’nin uzun menzilli uçuş vizyonunda Okyanusya kıtası kritik bir rol oynuyor. Japonya seferlerini artırmayı ve Güneydoğu Asya’daki yeni trafik haklarını devreye sokmayı planlayan şirket, 2028 yılı itibarıyla Sidney ve Melbourne destinasyonlarına İstanbul’dan aktarmasız uçuş başlatmayı hedefliyor. Bu hatlarda sunulacak "Premium Economy" segmentinin de finansal getirilere önemli katkı sunması öngörülüyor.
Gelecek dönem planları kapsamında sadece organik büyümeyle yetinmeyen THY; hava yolu operasyonları, kargo ve uçak bakım-onarım (MRO) alanlarında küresel ortak girişimlere açık olduğunu vurguluyor. Dünyanın en büyük üçüncü MRO sağlayıcısı konumunda bulunan şirket, Asya ve Güney Amerika gibi stratejik bölgelerde yüzde 30 ila 50 arasında ortaklık paylarıyla yeni sinerjiler yaratmayı hedefliyor.