Söke Tariş Pamuk Kooperatifi Başkanı İsmail Özer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin günlük alım kotalarını eleştirerek, üreticinin elindeki ürünle tüccarın kapısına itildiğini belirtti.
Ekonomi dünyasında gözler buğday hasadına çevrilmişken, Söke Tariş Pamuk Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Özer’den sert bir çıkış geldi. 2026 yılı buğday alım sezonunda uygulanan politikaların çiftçiyi korumaktan uzak olduğunu savunan Özer, özellikle depolama kapasitesinin verimli kullanılmaması nedeniyle üreticinin büyük bir mağduriyet yaşadığını ifade etti.
Kota uygulaması üreticiyi zorluyor
Özer, günlük 3 ila 5 milyon kilogram buğday alma kapasitesi bulunan tesislerde alımların 1 milyon kilogram ile sınırlandırılmasının mantık dışı olduğunu vurguladı. Bu kısıtlamanın sahada ciddi bir tıkanıklığa yol açtığını belirten Özer, "Üretici ürününü teslim etmek için kapıda beklerken, kota engeline takılıyor. Bu durum çiftçiyi mecburen piyasadaki tüccarın insafına terk ediyor. Oysa TMO, üreticinin sigortası olmalıdır" dedi.
Gıda güvenliği ve emeğin karşılığı
Artan girdi maliyetleri, enflasyon ve yüksek faiz sarmalında ezilen çiftçinin artık dayanacak gücünün kalmadığını belirten Söke Tariş Başkanı, ekmek fiyatları ile buğdayın alım değeri arasındaki uçuruma dikkat çekti. Ülkenin gıda güvenliğini sağlayan üreticinin emeğinin korunması gerektiğini belirten Özer, "Bizler sadece kendi kazancımız için değil, milletimizin sofrasına ulaşan ekmeğin devamlılığı için mücadele ediyoruz. Ancak mevcut şartlar üreticinin umudunu tüketiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Yetkililere acil çözüm çağrısı
TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın açıklamaları ile sahadaki uygulamanın birbirini tutmadığını savunan Özer, yetkililere seslenerek kota, nem oranı ve depolama süreçlerinde yaşanan aksaklıkların ivedilikle giderilmesini istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarıma verdiği önemin sahaya yansıması gerektiğini belirten Özer, üreticiyi koruyan, daha etkin ve çözüm odaklı bir alım politikasına geçilmesi çağrısında bulundu.