Yeni Birlik Gazetesi
51,6352 %-0.62
58,9827 %-0.46
31,1402 %-0.44
2.905.468 %-0.527
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Tolga Akgül: Sadece bir ücret meselesi değil, çalışma barışını tehdit eden yapısal bir sorun

Tolga Akgül: Sadece bir ücret meselesi değil, çalışma barışını tehdit eden yapısal bir sorun

Kariyer Büro Sendikası Genel Başkanı Tolga Akgül, 666 sayılı KHK’nın kariyer meslek mensuplarını yıllardır mağdur ettiğini belirterek, “Bu düzenleme artık sadece bir ücret meselesi değil, çalışma barışını tehdit eden yapısal bir sorun haline geldi” dedi.

Kariyer Büro Sendikası Genel Başkanı Tolga Akgül, 666 sayılı KHK’nın kariyer meslek mensuplarını yıllardır mağdur ettiğini belirterek, “Bu düzenleme artık sadece bir ücret meselesi değil, çalışma barışını tehdit eden yapısal bir sorun haline geldi” dedi.

Kariyer Büro Sendikası, kariyer meslek mensuplarının özlük ve mali haklarındaki adaletsizliklere dikkat çekmek amacıyla geçtiğimiz haftalarda Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde eylem yapmıştı. Sendika Genel Başkanı Tolga Akgül, 2011 yılında yürürlüğe giren 666 sayılı KHK’nın kamu içinde merkez–taşra ayrımını derinleştirdiğini ve 14 yıldır süren bir mağduriyet yarattığını söyledi.

Kariyer Büro Sendikası Genel Başkanı Tolga Akgül, kariyer mesleklerle ilgili Yenibirlik Gazetesi’nin sorularını cevapladı…

-14 yıldır süren bir mağduriyetten söz ediyorsunuz. 666 sayılı KHK kariyer meslek mensuplarının hangi somut hak kayıplarına yol açtı? Bugün bu mağduriyetin boyutu nedir?

666 sayılı KHK ile aynı sınav süreçlerinden geçen, aynı sorumluluğu taşıyan kariyer meslek mensupları arasında ücret ve özlük hakları bakımından ciddi farklılıklar oluştu. En somut kayıp; ek ödeme ve mali haklarda yaşanan gerilemedir. Bu düzenleme sonrasında merkez teşkilatında görev yapanlarla taşrada aynı unvanı taşıyan personel arasında kalıcı bir gelir farkı ortaya çıktı.

Bugün geldiğimiz noktada bu fark yalnızca ekonomik değil; motivasyon, kurumsal aidiyet ve çalışma barışı açısından da derinleşmiş durumdadır.

-666 sayılı KHK’nın özellikle merkez-taşra ayrımını derinleştirdiğini vurguluyorsunuz. Bu ayrım sahada çalışan bir gelir uzmanı, denetmen ya da mali hizmetler uzmanının günlük hayatına nasıl yansıyor?

Taşrada görev yapan bir gelir uzmanı ya da denetmen; aynı mevzuatı uyguluyor, aynı sorumluluğu taşıyor, hatta çoğu zaman doğrudan vatandaşla muhatap olarak daha yoğun bir iş yükü üstleniyor. Ancak ay sonunda aldığı ücret, merkezdeki meslektaşına göre daha düşük.

Bu durum sahada “eşit işe eşit ücret” ilkesinin zedelendiği algısını güçlendiriyor. Günlük hayatta ise motivasyon kaybı, gelecek planlamasında belirsizlik ve kurumsal bağlılıkta zayıflama olarak karşımıza çıkıyor.

-Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde yaptığınız eylemle güçlü bir mesaj verdiniz. Bu eylemden sonra Bakanlık ya da hükümet kanadından size ulaşan somut bir geri dönüş oldu mu?

Eylemimiz demokratik ve yapıcı bir çağrı niteliğindeydi. Sonrasında çeşitli temaslar gerçekleşti ve konunun not edildiği ifade edildi. Bizim beklentimiz, bu temasların somut bir düzenlemeye dönüşmesidir. Sürecin takipçisiyiz ve diyalog kanallarını açık tutmaya devam ediyoruz.

-“Bu bir ayrıcalık talebi değil, hakkın teslimidir” diyorsunuz. Kamuoyunda oluşan “bazı meslek grupları daha fazla istiyor” algısına ne söylemek istersiniz?

Biz daha fazlasını değil, eşit olanı talep ediyoruz. Aynı kariyer sürecinden geçmiş, aynı sınavları kazanmış, aynı sorumluluğu taşıyan meslek mensuplarının farklı muamele görmemesi gerektiğini söylüyoruz.

Bu talep bir imtiyaz arayışı değil; hukuk devleti ve adalet ilkesinin gereğidir.

-375 sayılı KHK’nın 3 sayılı cetveline eklenmesini talep ettiğiniz meslek grupları, kamu hizmetinde nasıl bir kritik rol üstleniyor? Bu düzenleme hayata geçerse kamuda ne değişir?

Gelir uzmanları, SGK denetmenleri muhasebe uzmanları, mali hizmetler uzmanları; kamu gelirlerinin toplanması, denetimi ve bütçe disiplininin sağlanmasında kritik rol üstlenmektedir. Devletin mali yapısının sahadaki uygulayıcılarıdır. Aynı zamanda İl Göç uzmanları da göç yönetimi, uluslararası koruma süreçleri, yabancılar mevzuatının uygulanması ve kamu düzeninin korunması gibi son derece hassas ve stratejik alanlarda görev yapmaktadır. Hem idari hem de insani boyutu olan bu süreçlerin sağlıklı yürütülmesi, kamu otoritesinin etkinliğini doğrudan etkilemektedir.

3 sayılı cetvele eklenmeleri halinde; ücret adaletsizliği önemli ölçüde giderilecek, çalışma barışı güçlenecek ve kamu hizmetinin niteliği artacaktır. Bu düzenleme yalnızca çalışanı değil, kamunun verimliliğini de olumlu etkileyecektir.

-Ekonomik koşulların her kesimi zorladığı bir dönemdeyiz. Kariyer meslek mensuplarının yaşadığı geçim sıkıntısı, kamu hizmetinin niteliğini nasıl etkiliyor?

Geçim kaygısı artan bir kamu görevlisinin motivasyonu doğal olarak zedelenir. Nitelikli personelin kamuda kalma isteği azalır, özel sektöre yönelim artar. Bu durum uzun vadede kurumsal hafızayı ve hizmet kalitesini olumsuz etkiler.

Güçlü bir kamu hizmeti için güçlü bir personel yapısı şarttır.

-“14 yıldır bekleyen biziz” ifadeniz oldukça çarpıcı. Bu süreçte sendika olarak hangi kapılar çalındı, hangi girişimler sonuçsuz kaldı?

Bu süreçte ilgili bakanlıklarla, siyasi parti temsilcileriyle ve bürokratik makamlarla birçok görüşme gerçekleştirdik. Raporlar sunduk, teknik çalışmalar paylaştık, çözüm önerileri geliştirdik. Ancak bugüne kadar beklentimizi karşılayacak kapsamlı bir düzenleme yapılmadı.

Biz sabırla ve ısrarla hukuki ve demokratik zeminde mücadelemizi sürdürdük.

-Talepleriniz karşılanmadığı takdirde sendikanın yol haritası ne olacak? Yeni eylemler ya da farklı demokratik mücadele yöntemleri gündemde mi?

Önceliğimiz her zaman diyalogdur. Ancak sonuç alınamadığı takdirde demokratik ve hukuki haklarımız çerçevesinde yeni eylem ve girişimler elbette değerlendirilecektir. Amacımız çatışma değil, çözüm üretmektir.

-Kariyer Büro Sendikası olarak yalnızca ücret değil, “çalışma barışı” vurgusu yapıyorsunuz. Bugünkü tablo kamu içinde nasıl bir motivasyon kaybına yol açıyor?

Aynı unvanı taşıyan kişiler arasında kalıcı gelir farkı oluşması, kurum içi dengeyi zedeler. Bu durum çalışanlar arasında kıyas ve huzursuzluk doğurur. Çalışma barışı zarar gördüğünde verimlilik de düşer.

Bizim talebimiz yalnızca ekonomik değil; kurumsal huzurun yeniden tesis edilmesidir.

-Son olarak, bu röportajı okuyan karar vericilere ve kamuoyuna tek bir cümleyle ne söylemek istersiniz?

Adalet geciktikçe büyüyen bir soruna dönüşür; biz ayrıcalık değil, 14 yıldır bekleyen hakkımızın teslimini istiyoruz.

TALEPLER NET

Kariyer Büro Sendikası’nın öne çıkan talepleri şöyle:

•666 sayılı KHK’nın yarattığı merkez–taşra ayrımının giderilmesi

•Kariyer mesleklerin adil ve objektif kriterlerle yeniden tasnif edilmesi

•Gelir Uzmanı SGK denetmeni, muhasebe uzmanı, il göç uzmanı, milli emlak uzmanı ve benzeri mesleklerin 375 sayılı KHK 3 sayılı cetvele eklenmesi

•Özlük haklarında eşitlik ve seyyanen zam

HANGİ MESLEKLER TEMSİL EDİLİYOR?

Kariyer Büro Sendikası; Gelir uzmanları, muhasebe uzmanları, SGK denetmenleri, il göç uzmanları, milli emlak uzmanları ve denetmenleri, ticaret denetmenleri, mali hizmetler uzmanları, muhasebe denetmenleri ve vergi istihbarat uzmanlarını temsil ediyor.