Yeni Birlik Gazetesi
54,0742 %0.22
63,8425 %0.14
32,9252 %-0.12
3.030.642 %-0.786
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Turizmde yeni dönem başlıyor: TÜRSAB Başkanı nicelikten çok niteliğe işaret etti

Turizmde yeni dönem başlıyor: TÜRSAB Başkanı nicelikten çok niteliğe işaret etti

OECD’nin son raporuna göre Türkiye, Kovid-19 öncesine kıyasla turist sayısını en çok artıran 4. ülke olurken; TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 100 milyar dolarlık hedef için artık nicelikten niteliğe geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan "Turizm Eğilimleri ve Politikaları 2026" raporu, küresel turizmde kartların yeniden dağıtıldığını gösteriyor. Kovid-19 pandemisinin ardından yaralarını en hızlı saran ve büyüme ivmesini kesintisiz sürdüren Türkiye, uluslararası ziyaretçi sayısını pandemi öncesine oranla yüzde 21 artırarak dünya genelinde en çok büyüme kaydeden 4. ülke oldu.

Listenin zirvesinde yüzde 34'lük artışla Japonya yer alırken, onu yüzde 28 ile Norveç ve yüzde 22 ile Danimarka takip etti. Türkiye'nin hemen arkasından gelen dördüncülüğü, ülkenin kriz yönetimi kapasitesini ve dinamizmini bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre, OECD genelinde turist girişleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,4 artarak 847 milyonla tarihi bir zirveye ulaştı.

Küresel fırtınaların gölgesinde değişen seyahat tercihleri

Dünya genelinde turizm sektörü yalnızca ekonomik dalgalanmalarla değil, aynı zamanda ciddi jeopolitik ve çevresel zorluklarla da mücadele ediyor. OECD analizine göre Orta Doğu'daki sıcak çatışmalar, artan bölgesel gerilimler, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları ve enflasyonist baskılar seyahat rotalarını doğrudan etkiliyor. Özellikle hava yolu ulaşımına dayalı destinasyonlar bu gerilimlerden daha fazla etkilenirken, turistlerin güvenlik, bütçe ve olası iptallere karşı daha temkinli yaklaştığı gözlemleniyor.

Bu durum, seyahat alışkanlıklarında köklü bir değişimi beraberinde getiriyor. Turistler artık daha tanıdık, güvenli ve bütçe dostu alternatiflere yöneliyor; tatil sürelerini kısaltıp düşük maliyetli seçenekleri önceliklendiriyor. Sektör temsilcileri ve hava yolu şirketleri de 2027 ve sonrası için stratejilerini bu yeni "tedbirli turist" profiline göre yeniden şekillendiriyor.

"Başarı sadece rakamlarla değil, kriz yönetimiyle ölçülür"

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, elde edilen bu başarıyı ve küresel turizmdeki yeni yönelimleri değerlendirdi. Turizmin hassas yapısı gereği küresel ve bölgesel krizlerden ilk etkilenen sektör olduğunu hatırlatan Bağlıkaya, asıl başarının zor zamanlarda ayakta kalabilmek olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin çok sayıda büyük krizi başarıyla atlatmış köklü bir turizm ekosistemine sahip olduğunu belirten Bağlıkaya, "Bu dayanıklılığın temelinde, sahada bizzat mücadele veren seyahat acentelerimizin ve sektör paydaşlarımızın yıllar içinde kazandığı eşsiz kriz yönetimi tecrübesi yatıyor" dedi. Bağlıkaya, seyahat acentelerinin pazar çeşitlendirmesinden alternatif ürün geliştirmeye kadar her alanda Türk turizminin en dinamik aktörleri olduğunu belirterek, bu birikimin ulusal turizm politikalarında daha etkin değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kitle turizminden 12 aya yayılan nitelikli büyümeye

Sektörde yeni bir vizyonun şart olduğunu ifade eden TÜRSAB Başkanı, Barselona ve Venedik gibi dünya devlerinin yaşadığı "aşırı turizm" (overtourism) krizlerine dikkat çekti. Sadece turist sayısına odaklanan bir büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını belirten Bağlıkaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kitle turizmindeki lider konumumuzu korurken artık turizmde yeni bir faza geçmeliyiz. Başarıyı sadece gelen turist sayısıyla değil; kişi başı harcama, ortalama konaklama süresi ve ülke ekonomisine bırakılan katma değerle ölçmeliyiz. Bunun yolu da turizmi hem Anadolu’nun geneline yaymaktan hem de 12 aya yaygınlaştırmaktan geçiyor."

Kültür, gastronomi, sağlık, spor, inanç, kongre ve doğa turizmi gibi alternatif alanların geliştirilmesiyle yüksek gelir grubundaki turistlerin ülkeye çekilebileceğini belirten Bağlıkaya, dijital rezervasyon platformlarının sadece komisyon odaklı çalıştığını, seyahat acentelerinin ise ülkeye gerçek anlamda katma değer sağlayan ürünler ürettiğini hatırlattı.

İstanbul Havalimanı ve kruvaziyer entegrasyonuyla çarpan etkisi

Türkiye'nin 100 milyar dolarlık dev turizm hedefine ulaşmasında nitelikli insan kaynağının ve lojistik gücün önemine değinen Firuz Bağlıkaya, sektöre özel desteklerin artırılması çağrısında bulundu. Hizmet kalitesini korumak adına yetişmiş personeli elde tutmanın kritik olduğunu belirterek seyahat acentelerine yönelik SGK prim desteği ve pazarlama teşviklerinin genişletilmesini talep etti.

Son olarak yüksek gelir grubuna hitap eden kruvaziyer turizminin önemine dikkat çeken Bağlıkaya, İstanbul Havalimanı’nın sahip olduğu küresel doğrudan uçuş ağının bu alanda benzersiz bir koz olduğunu söyledi. Havalimanının sunduğu güçlü ulaşım altyapısı ile kruvaziyer limanlarının daha entegre çalışması durumunda, Türkiye’nin ana liman (turnaround) kapasitesinin katlanacağını ve bunun yerel esnaftan perakendeye kadar tüm şehir ekonomisine devasa bir katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.