Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), sanayinin can damarı olan çelik sektörünün mayıs ayı ve yılın ilk 5 aylık dönemine ait üretim, tüketim ve dış ticaret verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, üretim tarafındaki güçlü yükselişi ortaya koyarken, dış ticaretteki korumacılık rüzgarları ve ithalat baskısının sektör üzerindeki gölgesini de net bir şekilde gözler önüne serdi.
Mayıs Ayında Üretim Rekora Koştu
Yılın ilk çeyreğindeki hareketliliğini bahar aylarına da taşıyan Türk çelik sektörü, mayıs ayında vites yükseltti. 2025 yılının aynı ayına göre ham çelik üretimi %8,9 oranında kayda değer bir artış göstererek 3,4 milyon ton seviyesine ulaştı. Sektörün bu güçlü performansı ocak-mayıs döneminin tamamına da yansıdı; ilk 5 aylık toplam ham çelik üretimi geçen yıla kıyasla %6,8 artarak 16,5 milyon tonu buldu.
İç pazardaki nihai mamul tüketimi ise mayıs ayında yıllık bazda %1,1'lik hafif bir gevşeme ile 3,4 milyon ton olarak kayıtlara geçse de, 5 aylık kümülatif tüketim %7,5 artışla 16,7 milyon tona tırmanarak canlılığını korudu.
Dış Ticarette Kan Kaybı ve İthalat Baskısı
Üretim kanadındaki bu pozitif tabloya rağmen, küresel pazarlardaki daralma ve fiyat baskısı dış ticaret rakamlarında kendisini hissettirdi. Mayıs ayında çelik ihracatı miktar bazında %0,2 azalarak 1,3 milyon ton, değer bazında ise %0,6 düşüşle 914,8 milyon dolar oldu. Yılın ilk 5 ayı incelendiğinde ise ihracattaki daralma daha net görüldü: İhracat miktar yönünden %2,9 kayıpla 6,1 milyon tona, değer yönünden ise %4,7 düşüşle 4,1 milyar dolara geriledi.
İthalat cephesinde ise mayıs ayında miktar bazında %16,4, değer bazında %18,2'lik sert düşüşler yaşansa da, ilk 5 aylık kümülatif ithalat miktar bazında %0,5 artışla 7,5 milyon tona ulaştı. Bu dengesizlik, sektörün en kritik göstergelerinden biri olan ihracatın ithalatı karşılama oranını da olumsuz etkileyerek %80,8'den %79,9 seviyesine çekti.
Çin ve Rusya Tehdidine Karşı "Acil Tedbir" Çağrısı
Sektörün mevcut durumunu ve küresel riskleri değerlendiren TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, ithalat baskısına karşı çok ciddi uyarılarda bulundu. Çin menşeli ürünlere yönelik uygulanan ticaret politikası önlemlerine rağmen bu ülkeden yapılan ithalatın hız kesmediğini belirten Yayan; Rusya ve ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ülkelerinden gelen çelik akışının da yükseliş trendini koruduğunu vurguladı.
Yayan, yerli sanayinin korunması adına şu kritik çağrıyı yaptı:
"Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin giderek güç kazandığı mevcut konjonktürde, Türkiye'nin de sanayi ve dış ticaret politikalarını hızla gözden geçirmesi gerekiyor. Yerli üretimi desteklemek, haksız ithalatın önüne geçmek ve dış ticaret dengemizi korumak adına acil tedbirlerin devreye alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır."
AB Kotasında Türkiye İçin Yeni Fırsat Kapısı
Avrupa Birliği'nin (AB) Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe koyduğu yeni çelik korunma önlemlerine de değinen Veysel Yayan, bu durumun Türk çelik sektörü için sanılandan daha avantajlı olabileceğine işaret etti.
Serbest Ticaret Anlaşması (STA) paydaşı olan ülkelere tahsis edilen 1,5 milyon tonluk serbest kotanın Türkiye için stratejik bir kapı araladığını belirten TÇÜD Genel Sekreteri, doğru adımlarla Türkiye’nin AB’ye yönelik yıllık çelik ihracatının yeniden 3 milyon ton barajının üzerine çıkarılabileceğini öngördüklerini ifade etti. Sektör, küresel zorluklara rağmen AB pazarındaki bu yeni fırsat penceresini avantaja çevirmeyi hedefliyor.