Yeni Birlik Gazetesi
55,1872 %0.06
64,5884 %0.14
33,6859 %0.06
3.045.500 %-1.428
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Türk seramiğinin küreseldeki imzası

Türk seramiğinin küreseldeki imzası

Küresel pazarın devleriyle yarışan Türkiye seramik sektörü, büyüme ivmesini sürdürürken geleceğin formülünü geleneksel zanaat ile dijital dönüşümün birleşiminde arıyor.

Sakura Seramik kurucusu ve tasarımcı Rabia Deniz Kılınçkaya, “Türk seramiğini dünya pazarında öne çıkaran en büyük güç; el işçiliğimiz. teknolojiyi zanaatkârlıkla buluşturabilirsek küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşabiliriz.” dedi.

Büyük ölçekli firmaların yatırımlarıyla genişleyen sektörde, üretimin kalbi sayılan küçük ve orta ölçekli atölyeler ise yoğun maliyet baskısı ve fiyat rekabetine karşı sürdürülebilirlik mücadelesi veriyor.

Sektör temsilcilerine göre, Türk seramiğini dünyada ayrıştıran en büyük güç olan "el işçiliği" mirası korunduğu ve bu özgünlük yapay zekâ gibi yeni nesil teknolojilerle harmanlandığı takdirde, Türkiye küresel rekabette taklit edilemez bir konuma ulaşacak.

Sektörün geleceği için yalnızca büyük sanayi kuruluşlarının değil, el emeğiyle katma değer üreten üreticilerin de korunması gerektiğini dile getiren Kılınçkaya, “Seramik kültürünü yaşatan ve sektöre özgünlük kazandıran yapı bu üreticilerdir.” dedi.


“DÜNYADAKİ EN BÜYÜK AVANTAJIMIZ EL İŞÇİLİĞİ”

Kılınçkaya’nın seramik alanındaki üretimleri yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmıyor. Yeme-içme sektörüne yönelik tasarlanan seramik kaplar, İsviçre ve Almanya’da bulunan restoranlara da ulaştırılıyor. Kılınçkaya, önümüzdeki dönemde bu ihracat deneyimini Sakura Seramik markasına da taşımaya hazırlanıyor. Sakura Seramik’in ürünlerinin yurt dışı pazarlarına açılması için çalışmalar sürerken, markanın ihracatına da başlanması hedefleniyor.

Türk üreticisinin küresel pazardaki en önemli rekabet avantajının güçlü el işçiliği geleneği olduğunu vurgulayan Kılınçkaya, nesilden nesile aktarılan ustalığın, detaylara verilen önemin ve insan emeğinin Türk seramiğini standart seri üretimden ayırdığını ifade etti.

Kılınçkaya, teknolojinin zanaatkârlıkla buluşmasının ürünlere daha fazla özgünlük ve yüksek katma değer kazandıracağını belirterek, bunun Türkiye’nin dünya pazarındaki rekabet gücünü daha da artıracağını söyledi.


YAPAY ZEKÂ TASARIM SÜREÇLERİNİ DÖNÜŞTÜRÜYOR

Yapay zekâ ve dijital üretimin seramik sektöründe önemli bir dönüşüm başlattığını ifade eden Kılınçkaya, teknolojinin en büyük katkısının müşteri beklentilerini daha doğru analiz edebilmek olduğunu dile getirdi.

Yapay zekâ sayesinde fikirlerin kısa sürede gerçeğe yakın görsellere dönüştürülebildiğini belirten Kılınçkaya, bu sayede müşterilerin üretim başlamadan önce projeyi görebildiğini, tasarımcıların ise anlatmak istedikleri fikirleri çok daha etkili şekilde sunabildiğini kaydetti.

“TASARIMIMIZ GÜÇLÜ, HİKÂYEMİZİ YETERİNCE ANLATAMIYORUZ”

Türkiye’nin tasarım markaları oluşturma konusunda önemli bir üretim gücüne sahip olduğunu belirten Kılınçkaya, asıl eksikliğin tasarım yapmak değil, tasarımları doğru bir marka hikâyesiyle uluslararası pazarlara anlatabilmek olduğunu söyledi.

Bugün tüketicilerin yalnızca ürünü değil, ürünün hikâyesini, üreticisini ve arkasındaki emeği de satın aldığına dikkati çeken Kılınçkaya, güçlü bir tasarım kadar etkili iletişimin ve doğru tanıtımın da küresel başarı açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

KÜRESEL TRENDLER YERLİ ÜRETİMİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR

Kılınçkaya, artan talepleri karşılamak için üretim kapasitesini de genişletiyor. Kütahya’daki 16 farklı atölyeyi üretim ağına dahil eden Kılınçkaya, üretim yelpazesini genişletirken Kütahya’nın özgün küçük seramik atölyelerinin de korunması ve geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Dünyada öne çıkan doğal malzemeler, sürdürülebilirlik, el işçiliği ve kişiye özel üretim anlayışının Türkiye’deki tasarım ve üretim yaklaşımını da doğrudan etkilediğini belirten Kılınçkaya, önemli olanın bu trendleri birebir kopyalamak değil, Türkiye’nin güçlü zanaatkârlık geleneğiyle yeniden yorumlayabilmek olduğunu söyledi.

Türkiye’nin sahip olduğu üretim gücü ve köklü el işçiliği kültürü sayesinde dünya trendlerini özgün tasarımlara dönüştürebilecek önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kılınçkaya, sektörün küresel rekabette fark yaratmasının yolunun da bu özgün üretim anlayışından geçtiğini ifade etti.

RABİA DENİZ KILINÇKAYA KİMDİR?


Rabia Deniz Kılınçkaya, 12 yıllık peyzaj tasarımı ve uygulama deneyimini seramik tutkusu ile birleştirerek kendi markalarını hayata geçiren girişimci, tasarımcıdır.


Bodrum’da yaşayan Kılınçkaya’nın seramikle tanışması, kızının doğumunun ardından başladı. Başlangıçta bir hobi olarak hayatına giren seramik, zaman içinde Kılınçkaya’nın profesyonel üretim alanına ve girişimcilik yolculuğuna dönüştü. Peyzaj uygulama ve proje alanındaki deneyiminin ardından saksı ithalatıyla girişimcilik serüvenine başlayan Kılınçkaya, bir süre sonra saksıları kendi tasarlayıp seramikten üretmeye başladı. Peyzaj, tasarım ve seramiği aynı çatı altında buluşturan bu yaklaşım, zaman içerisinde Çamurda markasının ve Sakura Seramik’in temellerini oluşturdu.


Bugün Sakura Seramik’in kurucusu olarak çalışmalarını sürdüren Kılınçkaya, seramik alanında özgün ve işlevsel tasarımlar geliştirmeye devam ediyor. Türkiye’nin ilk seramik separatör üreticisi olan Sakura Seramik ile sektöre yenilikçi ürünler kazandırırken, Çamurda markasıyla da el yapımı seramik ürünler tasarlıyor ve üretiyor. Kılınçkaya’nın tasarımları arasında Türkiye’nin farklı bölgelerine ulaştırılan Sirtaki tabakları da yer alıyor.
Peyzaj uygulama ve projelerinden seramik tasarımına uzanan yolculuğunda üretmeye ve kendini geliştirmeye devam eden Rabia Deniz Kılınçkaya, farklı disiplinleri bir araya getiren tasarım anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor.