Yeni Birlik Gazetesi
54,0320 %0.01
63,5905 %-0.04
32,9670 %-0.01
2.955.629 %-2.636
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Türkiye-AB ticaretinde kritik viraj: 233 milyar dolarlık diplomasi trafiği

Türkiye-AB ticaretinde kritik viraj: 233 milyar dolarlık diplomasi trafiği

Ticaret Bakanı Ömer Bolat liderliğindeki heyet, AB'nin korumacı yeni sanayi politikalarının Türkiye'nin ihracatına ve otomotiv sektörüne zarar vermesini önlemek amacıyla Brüksel'de kritik temaslar gerçekleştirdi.

KAYNAK: AA

Küresel ticarette korumacı politikaların yükselişe geçtiği bir dönemde, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki devasa ticaret hacmini güvence altına almak için Brüksel’de kritik bir diplomasi trafiği yürütülüyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat liderliğindeki geniş katılımlı heyet, AB'nin "Made in EU" ve Sanayi Hızlandırma Yasası gibi yeni içe dönük stratejilerinin Türkiye'nin ekonomik çıkarlarına zarar vermesini engellemek adına iki gün boyunca Brüksel'de yoğun temaslarda bulundu.

Görüşmelerde Türk otomotiv sektörünün temsilcileri de yer alırken; AB Komisyonu üyeleri, Avrupa Parlamentosu milletvekilleri ve Avrupa Otomotiv Üreticileri Birliği (ACEA) gibi kilit kurumların yöneticileriyle geleceğe yönelik stratejik adımlar ele alındı.

Otomotiv ve İhracat Pazarlarında "Made in EU" Tehdidi

Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi, geçtiğimiz yıl 233 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Bu ticaretin en önemli lokomotiflerinden birini ise yaklaşık 62 milyar dolarlık büyüklüğüyle otomotiv nihai mamulleri ve yan sanayi ürünleri oluşturuyor.

Bakan Bolat, özellikle Uzak Doğu kaynaklı agresif ithalat artışlarına karşı ABD ve AB’nin aldığı yeni savunma önlemlerini yakından takip ettiklerini belirtti. Avrupa pazarında uygulanması planlanan yerelleşme teşvikleri ve korumacı politikaların, Türkiye’nin rekabet gücünü olumsuz etkilememesi için masada güçlü bir lobi faaliyeti yürütülüyor. Ankara, Gümrük Birliği ortaklığına dayanan kazanımların korunmasını ve sürecin her iki taraf için de "kazan-kazan" ilkesiyle devam etmesini hedefliyor.

Gümrük Birliği'nde 30 Yıllık Anlaşmanın Güncellenme Zamanı Geldi

Türkiye ile AB arasında yaklaşık 30 yıldır başarıyla uygulanan Gümrük Birliği anlaşmasının günümüz ekonomik gerçeklerine uygun olarak revize edilmesi, Brüksel'deki görüşmelerin en ağırlıklı maddelerinden biri oldu. Türkiye'nin, AB'nin en büyük beşinci ticaret ortağı olduğunu hatırlatan yetkililer, bu köklü ekonomik entegrasyonun modernleştirilmesi gerektiği konusunda ortak bir iradeye vurgu yapıyor. Ancak bazı üye ülkelerin siyasi çekinceleri nedeniyle müzakerelerin resmen başlamasının önündeki engeller henüz tam olarak aşılabilmiş değil.

Ekonomik ilişkilerin önündeki diğer pratik engeller ise lojistik ve insan hareketliliği alanlarında yaşanıyor. Türkiye-AB ticaretinin yarısından fazlasının kara yolu nakliyesiyle gerçekleştirilmesi, Türk taşımacıların karşılaştığı kota sorunlarını daha da kritik hale getiriyor. Vize süreçlerinde ise geçtiğimiz yıl uygulamaya konulan kademeli kolaylaştırma sistemi (Cascade) sayesinde bazı iyileşmeler kaydedilse de, teknik yetersizlikler nedeniyle bazı ülkelerde işlemlerin hala yavaş ilerlemesi Türk iş dünyası için çözülmesi gereken öncelikli bir sorun olarak masadaki yerini koruyor.

AB İçindeki Farklı Seslere Karşı Çok Boyutlu Diplomasi

Avrupa Birliği'nin tek bir bloktan ziyade farklı ekonomik çıkarlara ve siyasi yaklaşımlara sahip 27 ülkeden oluşan heterojen yapısı, Türkiye'nin yürüttüğü diplomasinin stratejisini de belirliyor. Birlik içerisinde korumacı rüzgarlarla kendi sınırlarına çekilmek isteyen kesimlerin yanı sıra, Türkiye gibi güçlü üretim ortaklarıyla iş birliğini derinleştirmeyi savunan aktörler de bulunuyor.

Türkiye, hem hükümet düzeyinde yürüttüğü resmi temaslarla hem de özel sektör temsilcilerinin iş birlikleriyle AB içindeki yapıcı ve Türkiye dostu çevrelerin desteğini artırmayı hedefliyor. Brüksel'de gerçekleştirilen bu yoğun müzakerelerin temel amacı, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye'ye yönelik yeni yabancı yatırımları çekmek ve mevcut pazar payını koruyarak daha da yukarıya taşımak.