Yeni Birlik Gazetesi
56,4261 %0.09
65,7384 %0.09
34,9958 %0.04
3.808.711 %0.03
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Türkiye çatı tipi güneş enerjisinde 120 gigavatlık potansiyele sahip

Türkiye çatı tipi güneş enerjisinde 120 gigavatlık potansiyele sahip

IEA verilerine göre Türkiye'deki çatıların güneş potansiyeli elektrik talebinin yüzde 45'ini karşılayabilir. İzmir, İstanbul ve Ankara öne çıkıyor.

Türkiye'deki binaların çatıları, yenilenebilir enerji dönüşümünde stratejik bir kaynak olarak öne çıkıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan raporda, ülkedeki çatıların toplam 120 gigavatlık güneş fotovoltaik (PV) kapasitesi potansiyeline sahip olduğu belirtildi. 

Söz konusu kapasitenin tamamen devreye alınması durumunda, Türkiye'nin yıllık elektrik talebinin yüzde 45'i yalnızca çatılardan üretilen temiz enerjiyle karşılanabilecek.

Dağıtık enerji üretim modeli, merkezi şebeke üzerindeki yükü hafifletirken elektrik üretiminde devlet sübvansiyonlarına olan bağımlılığı azaltıyor. Tüketicilerin kendi elektriğini yerinde üretmesine olanak tanıyan bu sistemde en yüksek potansiyele sahip iller sırasıyla İzmir, İstanbul ve Ankara olarak sıralanıyor.

Deprem ve doğal afetlerde kesintisiz enerji

Çatı tipi güneş sistemleri, sadece üretim artışı sağlamakla kalmayıp enerji arz güvenliğini de doğrudan pekiştiriyor. Deprem ve benzeri doğal afetlerin ardından merkezi elektrik şebekelerinde yaşanabilecek geniş çaplı kesintilerde, çatı üzerine kurulu bağımsız sistemler kritik altyapıların ve konutların enerjiye erişimini sürdürmesine imkan tanıyor.

Ancak bu potansiyelin ekonomiye kazandırılması önünde bürokratik engeller bulunuyor. Türkiye'de 2019 yılında başlatılan aylık mahsuplaşma (net metering) düzenlemesiyle konut kullanıcılarına fazla elektriği satma imkanı tanınmış olsa da, başvuru ve onay süreçlerinin 27 haftaya kadar uzaması yatırımların hızını yavaşlatıyor.

Enerji İzin Süreleri 18 Aya İndirildi

Yatırım süreçlerini hızlandırmak amacıyla 24 Temmuz 2025'te yürürlüğe giren yasal düzenlemeyle, rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin izin süreçleri 48 aydan 18 aya indirildi. Dünya genelinde enerji dönüşümünü hızlandıran bu tür reformlar, Türkiye'nin ulusal iklim hedeflerine ulaşmasında da kilit rol oynuyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) verilerine göre, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 75'i enerji sektöründen kaynaklanıyor ve dağıtık güneş enerjisi yatırımları bu emisyonların azaltılmasında en hızlı sonuç veren yöntemler arasında gösteriliyor.

Sektör temsilcileri de süreçlerin daha da sadeleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Yönetimi, meskenlerde 25 kilovat altı kurulumlar için süreçlerin abonelik işlemleri kadar basit bir mevzuata kavuşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Lisanssız üretimde aslan payı güneşin

Türkiye'de lisanssız elektrik üretimi rejiminden en fazla yararlanan kaynak güneş enerjisi oldu. 2025 sonu itibarıyla fotovoltaik güneş panelleri, yaklaşık 23 gigavat ile Türkiye'nin lisanssız elektrik üretim kapasitesinin yüzde 97'sini oluşturdu.

Ulusal enerji planlaması kapsamında, elektrik sistemine 35 gigavatlık esnek kaynak kazandırılması hedefleniyor. Bu plan çerçevesinde 10 gigavatlık kapasitenin depolama sistemleriyle entegre edilmiş çatı tipi güneş enerjisinden, 10 gigavatın büyük ölçekli depolama tesislerinden, 5 gigavatın şebeke yönetiminden ve 10 gigavatın ise talep tarafı yönetiminden sağlanması öngörülüyor. Akıllı sayaçlar ve enerji depolama çözümlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte çatı tipi santrallerin milli şebekedeki payı hızla artacak.