Yeni Birlik Gazetesi
53,9284 %0.01
63,4686 %0.09
33,0776 %0.14
3.085.166 %1.059
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Türkiye'nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu belli oldu: Finansman yükü öne çıktı

Türkiye'nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu belli oldu: Finansman yükü öne çıktı

İSO'nun "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırması, üretimde nominal artışa rağmen reel büyümenin sınırlı kaldığını ortaya koydu. Finansman maliyetleri ve borçlanmadaki yükseliş ise sanayicinin en önemli gündemi oldu.

KAYNAK: AA

İstanbul Sanayi Odası (İSO), "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma, özellikle KOBİ niteliğindeki sanayi kuruluşlarının geçen yıl karşı karşıya kaldığı ekonomik koşulları ve performansını ortaya koyarken, üretimde nominal büyümenin sürdüğünü ancak reel artışın oldukça sınırlı kaldığını gösterdi.

İSO verilerine göre, Türkiye'nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 25,7 artarak 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi. Ancak aynı dönemde yıllık ortalama üretici enflasyonu dikkate alındığında reel büyüme yalnızca binde 2 seviyesinde gerçekleşti.

Reel büyüme üç yıl sonra yeniden pozitife döndü

Araştırma sonuçlarına göre sanayi kuruluşları, yüksek finansman maliyetleri, zayıf iç talep, kur baskısı ve artan üretim giderleriyle mücadele ettiği zorlu bir yılı geride bıraktı.

Üretimden satışlarda görülen yüzde 25,7'lik nominal artış son yılların en düşük yükseliş oranlarından biri olurken, enflasyondan arındırılmış veriler üç yıllık reel daralmanın ardından sınırlı da olsa yeniden büyümeye işaret etti.

İSO İkinci 500'ün zirvesinde Teksan Jeneratör yer aldı

2025 listesinde ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satış gerçekleştiren Teksan Jeneratör aldı.

Listenin ilk üç sırasında;

  • Teksan Jeneratör
  • Norm Salihli Vida ve Cıvata
  • Biska Tekstil

yer aldı.

İlk 10 içerisinde ayrıca Vatan Plastik, Şenocak Gıda Fındık Entegre, Frimpeks Kimya ve Etiket, Chryso-Kat Katkı Malzemeleri, Verde Yağ Besin Maddeleri, Traçim Çimento ve Johnson Electric Otomotiv Ürünleri de bulunuyor.

Bu yıl listeye 69 yeni şirket girerken, 26 firma ise İSO 500 listesinden İSO İkinci 500'e geriledi.

İhracatta sınırlı gerileme yaşandı

Araştırmaya göre İSO İkinci 500 şirketlerinin toplam ihracatı geçen yıl yüzde 0,3 azalarak 15,9 milyar dolar seviyesine indi.

Böylece şirketlerin Türkiye sanayi ihracatı içerisindeki payı yüzde 6 olarak hesaplandı. Küresel pazarlardaki talep zayıflığı ve sıkı finansman koşulları ihracat performansı üzerinde baskı oluşturmaya devam etti.

Kârlılık toparlandı ancak tarihsel ortalamanın gerisinde kaldı

2024'te yaşanan sert düşüşün ardından sanayi kuruluşlarının kârlılık göstergelerinde nominal iyileşme görüldü.

Faaliyet kârı yüzde 35,4 artışla 160 milyar liraya yükselirken faaliyet kârlılığı yüzde 7,7 seviyesine çıktı. Buna rağmen bu oran son 10 yıl ortalamasının oldukça altında kaldı.

Vergi öncesi toplam kâr ise yüzde 34 artışla 46 milyar liraya ulaşırken, faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) yüzde 28,8 yükselerek 264 milyar liraya çıktı.

Kar eden şirket sayısı 345'e yükselirken zarar eden firma sayısında sınırlı gerileme yaşandı.

Finansman giderleri sanayicinin en büyük yükü oldu

Araştırmanın en dikkat çekici başlıklarından biri finansman maliyetleri oldu.

İSO İkinci 500 şirketlerinin finansman giderleri yüzde 45,2 artışla 138 milyar liraya ulaştı. Böylece faaliyet kârının yaklaşık yüzde 87'si finansman giderlerine ayrıldı.

Öte yandan şirketlerin net kambiyo zararı dört kat artarak 26 milyar liraya yükseldi. Bu tablo, yüksek faiz ortamının sanayi üzerindeki baskısını bir kez daha gözler önüne serdi.

Borçlanma hızlandı, özkaynakların payı geriledi

Şirketlerin bilanço yapısında da borçlanmanın hız kazandığı görüldü.

Toplam borçlar yüzde 50,2 artarken, özkaynaklardaki artış yüzde 13,3 ile sınırlı kaldı. Borçların aktifler içindeki payı yüzde 51,8'e yükselirken, özkaynak oranı yüzde 48,2'ye geriledi.

Araştırma, özellikle orta ve küçük ölçekli sanayi kuruluşlarının artan finansman ihtiyacını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığını ortaya koydu.

Yüksek teknoloji üretiminde tarihi seviye

Araştırmanın olumlu başlıklarından biri ise teknoloji yoğun üretimde yaşandı.

Yüksek teknoloji grubunun oluşturduğu katma değer payı yüzde 4,9'a yükselerek son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.

Orta-yüksek ve yüksek teknoloji sektörlerinin toplam payı ise yüzde 32,1 ile araştırma tarihindeki en yüksek düzeye çıktı.

Buna karşın AR-GE harcaması yapan firma sayısı 238'den 229'a gerilerken, toplam AR-GE harcamaları yüzde 16 artarak 10 milyar liraya yükseldi.

İstihdam gerilerken çalışan başına ücret arttı

İSO İkinci 500 kapsamındaki şirketlerde çalışan sayısı yüzde 2,2 azalarak yaklaşık 285 bine düştü.

Buna karşılık toplam ücret ödemelerindeki artış ve istihdamdaki gerilemenin etkisiyle çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerde yüzde 40'ın üzerinde artış gerçekleşti.

Halka açık şirket sayısı rekor seviyeye ulaştı

Araştırmaya göre halka açık şirket sayısı 43'e yükselerek bugüne kadarki en yüksek seviyeye çıktı.

İstanbul Sanayi Odası'na kayıtlı 144 şirket listeye girerek ilk sıradaki yerini korurken, Ege, Kocaeli, Gaziantep, Bursa ve Ankara sanayi odaları da en fazla temsil edilen kurumlar arasında yer aldı.

Sektörel dağılımda ise gıda sanayisi 107 şirketle ilk sırada yer aldı. Kimya, plastik ve kauçuk ürünleri, ana metal ve makine imalatı ile tekstil sektörleri listenin ağırlıklı bölümünü oluşturdu.

Erdal Bahçıvan: Sanayi üretmeye devam ediyor

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, araştırmanın Türk sanayisinin zorlu ekonomik koşullara rağmen üretim kararlılığını koruduğunu gösterdiğini belirtti.

Bahçıvan, özellikle finansman maliyetlerinin sanayici üzerindeki baskısına dikkat çekerek, üretimin sürdürülebilirliği için uygun finansman imkanlarının ve dönüşüm yatırımlarının desteklenmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.

Sanayi kuruluşlarının yalnızca üretim değil, istihdam, ihracat ve teknoloji geliştirme açısından da ülke ekonomisinin temel taşı olduğunu ifade eden Bahçıvan, son dönemde açıklanan finansman destek paketlerini önemli bir adım olarak değerlendirdi. Ayrıca üretim ekonomisini güçlendirecek politikaların sürdürülmesinin Türkiye'nin rekabet gücü açısından stratejik önem taşıdığına işaret etti.