Yeni Birlik Gazetesi
52,4974 %0.13
60,3585 %0.12
31,6726 %0.11
3.222.706 %1.066
Yeni Birlik Gazetesi Ekonomi Türkiye’nin Savunma Sanayii cirosu 20 milyar doları geçti

Türkiye’nin Savunma Sanayii cirosu 20 milyar doları geçti

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugün Türk savunma sanayi 20 milyar doları aşan sektörel cirosu, yaklaşık 3,5 milyar dolarlık AR-GE harcaması, 1400'ün üzerinde aktif proje ve 100 milyar doları geride bırakan proje portföyüyle güçlü bir şekilde faaliyet göstermektedir" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi’nde düzenlenen Üniversite-Savunma Sanayii Güç Birliği Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı mevcut kapasiteye ilişkin verileri paylaştı. Yılmaz, sektörün 20 milyar doları aşan cirosu, 3,5 milyar dolarlık AR-GE harcaması ve 100 milyar doları geçen proje portföyüyle faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı.

Savunma sanayiinde geniş ölçekli üretim ve istihdam

Yılmaz, savunma sanayiinin 1400’ün üzerinde aktif projeye sahip olduğunu belirterek, sektörde 4 binden fazla firmanın faaliyet gösterdiğini ifade etti. Ortalama yaşı 34 olan 100 bini aşkın nitelikli iş gücünün sektörde yer aldığını dile getiren Yılmaz, bu yapının savunma sanayiini milli ekonominin dinamik alanlarından biri haline getirdiğini söyledi.

Yerlilik ve millilik oranının son 20 yılda yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıktığını hatırlatan Yılmaz, bu gelişmenin kapsamlı bir dönüşümü ifade ettiğini kaydetti.

İhracatta artış ve küresel konum

Savunma sanayii ihracatına ilişkin verileri de paylaşan Yılmaz, 2025 yılında ihracatın bir önceki yıla göre yüzde 48 artarak 10,54 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Türkiye’nin bu alanda 11. büyük ihracatçı konumunda olduğunu ifade eden Yılmaz, yapılan sözleşmeler ve siparişlerin artış eğiliminin devam ettiğini gösterdiğini belirtti.

Türk savunma sanayii ürünlerinin 185 ülkeye ihraç edildiğini aktaran Yılmaz, yaklaşık 230 farklı ürün tipinin aktif olarak kullanıldığını söyledi. Türkiye’nin özellikle insansız hava araçları ve silahlı insansız hava araçları teknolojilerinde önde gelen ülkeler arasında yer aldığını dile getirdi.

Uluslararası gelişmeler ve diplomasi vurgusu

Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Yılmaz, ABD ile İran arasındaki ateşkes sürecine ilişkin değerlendirmede bulundu. Türkiye’nin sürece katkı sağlamaya hazır olduğunu belirten Yılmaz, diplomatik temasların farklı düzeylerde sürdüğünü ifade etti.

Sürecin kalıcı barışla sonuçlanması temennisinde bulunan Yılmaz, bazı aktörlerin süreci olumsuz etkilememesi gerektiğini dile getirdi.

Üniversite-sanayi işbirliği ön planda

Yılmaz, savunma sanayiinde elde edilen gelişmelerde üniversite-sanayi işbirliğinin önemli rol oynadığını vurguladı. ASELSAN’ın bu alandaki çalışmalarına değinen Yılmaz, ASELSAN Akademi modelinin akademik bilgi ile saha tecrübesini bir araya getirdiğini söyledi.

ASELSAN ile çeşitli üniversiteler arasında kurulan işbirliklerinin teknoloji üretimini hızlandırdığını belirten Yılmaz, bu yapının kalkınma vizyonunun temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Kuantum teknolojileri ve yeni araştırma alanları

ASELSAN ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi işbirliğiyle kurulan kuantum araştırma laboratuvarının genişletildiğini açıklayan Yılmaz, ODTÜ, İTÜ, Hacettepe ve Gazi Üniversitelerinin de bu yapıya dahil edildiğini bildirdi.

Bu laboratuvarlarda haberleşme, algılama teknolojileri, su altı sistemleri, otonomi, yapay zeka ve mikrodalga malzemeler gibi alanlarda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Yılmaz, bu faaliyetlerin yeni teknolojik kazanımlar sağlayacağını ifade etti.

Teknoloji üretimi ve kalkınma hedefi

Savunma sanayiinde elde edilen ilerlemenin bütüncül bir yaklaşımın sonucu olduğunu dile getiren Yılmaz, hava savunma sistemlerinden uydu teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede geliştirilen çözümlerin farklı platformlara entegre edildiğini söyledi.

Altay tankı, MİLGEM projesi, insansız hava araçları ve Milli Muharip Uçak gibi projelerde ASELSAN’ın kritik rol üstlendiğini belirten Yılmaz, bilgi ve teknoloji üretiminin ekonomik kalkınma açısından belirleyici olduğunu vurguladı.